<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>SAĞLIK &#8211; Yeni Anne</title>
	<atom:link href="https://yenianne.com.tr/category/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://yenianne.com.tr</link>
	<description>My WordPress Blog</description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Jul 2024 19:28:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>Bebeklerde Solunum Yolu Enfeksiyonları: Tanı ve Tedavi</title>
		<link>https://yenianne.com.tr/bebek-bakimi/bebeklerde-solunum-yolu-enfeksiyonlari-tani-ve-tedavi/</link>
					<comments>https://yenianne.com.tr/bebek-bakimi/bebeklerde-solunum-yolu-enfeksiyonlari-tani-ve-tedavi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Aug 2024 18:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BEBEK BAKIMI]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yenianne.com.tr/?p=4602</guid>

					<description><![CDATA[Bebeklerde solunum yolu enfeksiyonları sıklıkla görülen bir hastalıktır. Bağışıklık sistemleri daha tam anlamıyla gelişmemiş olan bebeklerin, solunum sistemleri de zayıftır. Bundan dolayı bebeklerde solunum yolu enfeksiyonları kolaylıkla görebilmektedir. Özellikle kış aylarında kendini çok fazla gösteren solunum yolu enfeksiyonu hastalıkları, belirtileri ile birlikte birbirlerine çok fazla benzemesinden dolayı teşhis koymakta zorluk yaratmakta ve gerekli tedaviyi zorlaştırmaktadır. Bunun için bebeklerde solunum yolu enfeksiyonları konusunda tedavi ne kadar önemliyse tanıyı doğru koymak da o kadar önemli bir durumdur. Doktor muayenesi sonucu ilaçların düzenli olarak alınması ve hijyen kurallarına uyulduğu taktirde çabucak üstesinden gelinebilecek bir rahatsızlıktır. Bebeklerde Solunum Yolu Enfeksiyonu Belirtileri Nelerdir?  Enfeksiyon belirtileri her ne kadar çoğu hastalıkta benzerlik gösterse de tedavi için bebek dikkatli ve özenle incelenmelidir. Ebeveynlerin bebeklerini gözlemlemeleri sonucunda aşağıdaki belirtiler varsa enfeksiyondan bahsedilebilir. Belirtilerden bazıları; Öksürük ve hapşırık Burun akıntısı ve burnun tıkalı olması Baş ve boğaz ağrısı Bebeğin ateşinin yüksek olması Sebebi olmayan ağlamalar Uyumada zorlanma Bazı alt solunum yolu hastalıklarında normalden düşük ateş Nefes alıp vermede hırıltılar Bebeğin oksijen alamaması Bazı durumlarda kusma ya da ishalin olması Bunlar genel belirtiler olmakla birlikte, her bebek için ayrı testler yapılmalı ve en doğru sonuca ulaşılmaya çalışılmalıdır. Ayrıca öksürük ve hapşırık yolu ile ulaşıcı özellik taşıdığı için dikkat edilmesi de gerekir. Bebeklerde Solunum Yolu Enfeksiyonları İçin Tanı Nasıl Koyulur? Solunum yolu enfeksiyonları alt ve üst solunum yolu olarak ayırılır. Bunun için hangi hastalığın olduğu belirlenmelidir. Bebeklerde enfeksiyon belirtileri incelendikten sonra klinik belirtiler ve muayene bulguları ile tanı konulmaya çalışılır. Bebeğin durumuna göre gerekli testler yapılmalıdır. Genellikle önlenebilecek hastalıklardandır. Ancak yine de dikkat edilip ileri boyuta gitmesini önlemekte gerektiği unutulmamalıdır. Genel anlamda viral enfeksiyon geçirmekte olan bebeklerde belirtiler 1 ila 3 gün içinde kendini gösterir ve 7 ila 10 gün içerisinde iyileşme sürecine girebilirler. Fakat hastalık üst boyutlara ulaşmışsa ve tedavi gerektiriyorsa bir uzman aracılığıyla gerekli tedavilerin yapılması gerekmektedir. Bebeklerde Solunum Yolu Enfeksiyonlarında Dikkat Edilmesi Gereken Şeyler  Bebeklerin bağışıklık sistemi biz yetişkinler gibi olmadığı için özellikle havaların soğuması, hijyensiz ortamda ya da aşırı kalabalık ortamda bebeğin bulunması solunum yolu enfeksiyonu kapmasını sağlayabilir. Öncelikle böyle ortam yada durumlarda bebeğin olmamasını sağlamak gerekli. Solunum yolu enfeksiyonu geçiren bebeğin, aile bireylerinin de dikkat etmesi gereken durumlar söz konusudur. Hem bebeğin özenli bakımı için hem de hastalığın bulaşıcı özelliği olduğu için diğer insanlara bulaşmaması için dikkat edilmeli. Gereken tanı ve tedavi yöntemi belirlendikten sonra hastalık daha kolay atlatılabilir. Hastalıklara karşı bebeğimiz korumak için aşağıdaki maddelere dikkat edilmeli; Bol Sıvı Tüketimi  Bebekler çeşitli yollarla enfeksiyon döneminde sıvı kaybedeceğinden dolayı bebeğe bol sıvı tüketimi yaptırılmalıdır. Beslenme  Bebek sadece anne sütü ile besleniyorsa, anne bu dönemde kendi besin kaynaklarına dikkat etmeli ve bir uzman görüşü almalıdır. Çünkü anne sütü ile bebeğe geçmektedir. Ek gıda alabilen bebeklerde uzman tavsiyesi ile meyve yedirilebilir. Bebeklerin bu dönemde iştahı kapalı olabileceğinden dolayı beslenmek için zorlanmamalıdır. Ilık Banyo  Bebeklere ılık banyo yaptırmak, vücut ısısını dengelemeye yardımcı olur. Bebeklerin bu dönemde çok sıcak veya çok soğuk ortamlarda bulunmaması gerekmektedir. Hijyen Bebekle temas edecek olan kişilerin hijyenine dikkat etmesi, ellerini yıkaması, bebeğe karşı hapşırmaması gerekir. Hasta kişilerden bebeğin uzak tutulması gerekli. Bebeklerde Solunum Yolu Enfeksiyonlarında Dikkat Edilmesi Gereken Şeyler  Enfeksiyonların tedavisinde özellikle bir uzmana başvurmak gerekmektedir. Genel anlamda özel bir tedavilerinin olmamasının yanında öncelikli hedef enfeksiyonun semptomlarının azaltılması ve bunun yanında tedavi yöntemlerinin tercih edilmesidir. Ağrı ve ateşin olması durumunda özellikle ağrı ve ateş giderilmeye çalışılmalıdır. Burun akıntısı ve nefes alma ve vermedeki zorluklar için burun açıcı spreyler (serum fizyolojik ile aspire edilmesi) ile düzenli olarak bebeğin burnu temizlenmelidir. Doktor tavsiyesi doğrultusunda bitki çayı içirmek. Sigaralı ortamdan bebeğinizin uzak tutulması gerekir. Özellikle rahatlatıcı tedavi yöntemleri seçilmeli, söz konusu bir bebek olduğundan dolayı hekime başvurmadan, gereksiz ve fazla ilaç kullanılmamalıdır. Bazı solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotikler tedavi için seçilse de, genel anlamda tercih edilmemektedir. Çünkü antibiyotik bakterileri öldürür, üst solunum enfeksiyonuna sebep olan virüsleri yok edemez.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4602" class="elementor elementor-4602">
				<div class="elementor-element elementor-element-4a1515c e-flex e-con-boxed wpr-particle-no wpr-jarallax-no wpr-parallax-no wpr-sticky-section-no e-con e-parent" data-id="4a1515c" data-element_type="container" data-settings="{&quot;background_background&quot;:&quot;classic&quot;}">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-994e605 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="994e605" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em><strong>Bebeklerde solunum yolu enfeksiyonları</strong> sıklıkla görülen bir hastalıktır. Bağışıklık sistemleri daha tam anlamıyla gelişmemiş olan bebeklerin, solunum sistemleri de zayıftır. Bundan dolayı <strong>bebeklerde solunum yolu enfeksiyonları </strong>kolaylıkla görebilmektedir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-656a4fc elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="656a4fc" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Özellikle kış aylarında kendini çok fazla gösteren solunum yolu enfeksiyonu hastalıkları, belirtileri ile birlikte birbirlerine çok fazla benzemesinden dolayı teşhis koymakta zorluk yaratmakta ve gerekli tedaviyi zorlaştırmaktadır. Bunun için <strong>bebeklerde solunum yolu enfeksiyonları </strong>konusunda tedavi ne kadar önemliyse tanıyı doğru koymak da o kadar önemli bir durumdur. Doktor muayenesi sonucu ilaçların düzenli olarak alınması ve hijyen kurallarına uyulduğu taktirde çabucak üstesinden gelinebilecek bir rahatsızlıktır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-1a26d65 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="1a26d65" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Solunum Yolu Enfeksiyonu Belirtileri Nelerdir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9a82f7f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9a82f7f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Enfeksiyon belirtileri her ne kadar çoğu hastalıkta benzerlik gösterse de tedavi için bebek dikkatli ve özenle incelenmelidir. Ebeveynlerin bebeklerini gözlemlemeleri sonucunda aşağıdaki belirtiler varsa enfeksiyondan bahsedilebilir.

Belirtilerden bazıları;</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-c579642 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c579642" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul><li>Öksürük ve hapşırık</li><li>Burun akıntısı ve burnun tıkalı olması</li><li>Baş ve boğaz ağrısı</li><li>Bebeğin ateşinin yüksek olması</li><li>Sebebi olmayan ağlamalar</li><li>Uyumada zorlanma</li><li>Bazı alt solunum yolu hastalıklarında normalden düşük ateş</li><li>Nefes alıp vermede hırıltılar</li><li>Bebeğin oksijen alamaması</li><li>Bazı durumlarda kusma ya da ishalin olması</li></ul>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-44f3b6e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="44f3b6e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bunlar genel belirtiler olmakla birlikte, her bebek için ayrı testler yapılmalı ve en doğru sonuca ulaşılmaya çalışılmalıdır. Ayrıca öksürük ve hapşırık yolu ile ulaşıcı özellik taşıdığı için dikkat edilmesi de gerekir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-613da8c elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="613da8c" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Solunum Yolu Enfeksiyonları İçin Tanı Nasıl Koyulur?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-108e5ac elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="108e5ac" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Solunum yolu enfeksiyonları alt ve üst solunum yolu olarak ayırılır. Bunun için hangi hastalığın olduğu belirlenmelidir. Bebeklerde enfeksiyon belirtileri incelendikten sonra klinik belirtiler ve muayene bulguları ile tanı konulmaya çalışılır. Bebeğin durumuna göre gerekli testler yapılmalıdır. Genellikle önlenebilecek hastalıklardandır. Ancak yine de dikkat edilip ileri boyuta gitmesini önlemekte gerektiği unutulmamalıdır. Genel anlamda viral enfeksiyon geçirmekte olan bebeklerde belirtiler 1 ila 3 gün içinde kendini gösterir ve 7 ila 10 gün içerisinde iyileşme sürecine girebilirler. Fakat hastalık üst boyutlara ulaşmışsa ve tedavi gerektiriyorsa bir uzman aracılığıyla gerekli tedavilerin yapılması gerekmektedir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-35ebd6a elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="35ebd6a" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Solunum Yolu Enfeksiyonlarında Dikkat Edilmesi Gereken Şeyler</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-1ebd21f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="1ebd21f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebeklerin bağışıklık sistemi biz yetişkinler gibi olmadığı için özellikle havaların soğuması, hijyensiz ortamda ya da aşırı kalabalık ortamda bebeğin bulunması solunum yolu enfeksiyonu kapmasını sağlayabilir. Öncelikle böyle ortam yada durumlarda bebeğin olmamasını sağlamak gerekli. Solunum yolu enfeksiyonu geçiren bebeğin, aile bireylerinin de dikkat etmesi gereken durumlar söz konusudur. Hem bebeğin özenli bakımı için hem de hastalığın bulaşıcı özelliği olduğu için diğer insanlara bulaşmaması için dikkat edilmeli. Gereken tanı ve tedavi yöntemi belirlendikten sonra hastalık daha kolay atlatılabilir. Hastalıklara karşı bebeğimiz korumak için aşağıdaki maddelere dikkat edilmeli;
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4bb7842 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="4bb7842" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bol Sıvı Tüketimi </h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-75d45f1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="75d45f1" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebekler çeşitli yollarla enfeksiyon döneminde sıvı kaybedeceğinden dolayı bebeğe bol sıvı tüketimi yaptırılmalıdır.

</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-0ffb5c9 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="0ffb5c9" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Beslenme</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-f79eb6a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="f79eb6a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebek sadece anne sütü ile besleniyorsa, anne bu dönemde kendi besin kaynaklarına dikkat etmeli ve bir uzman görüşü almalıdır. Çünkü anne sütü ile bebeğe geçmektedir. Ek gıda alabilen bebeklerde uzman tavsiyesi ile meyve yedirilebilir. Bebeklerin bu dönemde iştahı kapalı olabileceğinden dolayı beslenmek için zorlanmamalıdır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-8d3d586 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="8d3d586" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Ilık Banyo</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-806d850 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="806d850" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebeklere ılık banyo yaptırmak, vücut ısısını dengelemeye yardımcı olur. Bebeklerin bu dönemde çok sıcak veya çok soğuk ortamlarda bulunmaması gerekmektedir.
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-7b441ac elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="7b441ac" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Hijyen</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-f5541d9 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="f5541d9" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebekle temas edecek olan kişilerin hijyenine dikkat etmesi, ellerini yıkaması, bebeğe karşı hapşırmaması gerekir. Hasta kişilerden bebeğin uzak tutulması gerekli.
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-3e5a963 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="3e5a963" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Solunum Yolu Enfeksiyonlarında Dikkat Edilmesi Gereken Şeyler</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-97a7f4d elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="97a7f4d" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Enfeksiyonların tedavisinde özellikle bir uzmana başvurmak gerekmektedir. Genel anlamda özel bir tedavilerinin olmamasının yanında öncelikli hedef enfeksiyonun semptomlarının azaltılması ve bunun yanında tedavi yöntemlerinin tercih edilmesidir. Ağrı ve ateşin olması durumunda özellikle ağrı ve ateş giderilmeye çalışılmalıdır. Burun akıntısı ve nefes alma ve vermedeki zorluklar için burun açıcı spreyler (serum fizyolojik ile aspire edilmesi) ile düzenli olarak bebeğin burnu temizlenmelidir. Doktor tavsiyesi doğrultusunda bitki çayı içirmek. Sigaralı ortamdan bebeğinizin uzak tutulması gerekir.

Özellikle rahatlatıcı tedavi yöntemleri seçilmeli, söz konusu bir bebek olduğundan dolayı hekime başvurmadan, gereksiz ve fazla ilaç kullanılmamalıdır. Bazı solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotikler tedavi için seçilse de, genel anlamda tercih edilmemektedir. Çünkü antibiyotik bakterileri öldürür, üst solunum enfeksiyonuna sebep olan virüsleri yok edemez.

</em>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yenianne.com.tr/bebek-bakimi/bebeklerde-solunum-yolu-enfeksiyonlari-tani-ve-tedavi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Kusma Nedenleri Ve Tedavisi</title>
		<link>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-kusma-nedenleri-ve-tedavisi/</link>
					<comments>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-kusma-nedenleri-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Aug 2024 16:50:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[BEBEK BAKIMI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yenianne.com.tr/?p=4482</guid>

					<description><![CDATA[Bebeklerde kusma durumu çok fazla yaşandığından dolayı bebeklerde kusma nedenleri ve tedavisi ebeveynler tarafından sıklıkla araştırılır. Bebeklerde kusma özellikle yeni doğan bebeklerde fazlasıyla yaygındır. Genel anlamda bebeklerin ilk aylarında normal olarak kabul edilen kusma durumu basit görülse de çok fazlalaştığında veya kontrol edilemez bir hal aldığında sağlık sorunu haline de gelebilmektedir. Bu durumda anne ve babaların panik ve endişe yaşamalarını sağlar. Bebeklerde kusma her durumda bir sağlık sorunu olarak kabul edilmese de fazla veya şiddetli olması durumunda mutlaka çocuk doktoruna danışmalısınız. Doktorunuz bebeğiniz için en doğru tedaviyi sunacaktır. Bebeklerde Kusmaya Neden Olabilecek Şeyler? Bebeklerin tam anlamıyla gelişmemiş bir sindirim sistemleri olduğundan dolayı kusmaları gayet normal algılanır. Genel anlamda ilk 8 aylık süreç içerisinde bebeklerin kusma oranları fazlayken 8 aydan sonra sindirim sisteminin olgunlaşması ile birlikte bebeklerin kusma oranı azalmaktadır. Doğdukları ilk zamanlar beslenme sonrası zorlanmaksızın ağız dolusu kusabilirlerken bu durum büyüdükçe geçmeye başlar. Bebeğin kusmasına neden olabilecek durumlar şu şekildedir; Metabolizma hastalıkları Süt alerjisi Beslenme sonrasında gaz çıkartamayan bebekler Bebekte reflü hastalığının görülmesi Bebeğin aşırı hızlı veya aşırı yavaş beslenmesi Bebeğin yemek borusu ve midesi arasındaki kapakçığın olgunlaşması Bebeğin gerekenden fazla beslenmesi Bebeğin yemek esnasında ya da yemekten sonra yediği yemeği olduğu gibi çıkartması (possetting durumu) Bebeğin soğuk algınlığına yakalanması Bebeğin yemek yedikten sonra hemen sallanması ya da bebeğin hoplatılması Bebeğin yemekten sonra midesine baskı yapacak hareketler yapılması Bebeğin herhangi bir şekilde zehirlenmiş olması Bebeğin apandisitinde sıkıntı olması Bebeğin antibiyotik gibi ilaç kullanması Bebeğin kafa travması yaşaması  gibi durumlar, özellikle yeni doğan bebeklerin kusma problemlerini beraberinde getirmektedir. Çok fazla ve hayatın akışına aykırı olan kusmaların olması, hastalık yapabilecek derecede olan kusmalar için bir uzmana başvurmak gerekebilir. Bebeklerde Kusma Nedenleri Nasıl Önlenebilir? Bebeklerde kusma nedenlerine baktığımız zaman çok fazla ihtimal gözümüze çarpsa da, özellikle bebeklerin virüs veya bakteriler kaynaklı kusma durumları iyi analiz edilmeli ve bir uzmana başvurulmalıdır. İki tip kusma çeşidi bulunmaktadır. Bunlarda biri zorlanmanda kusma yani bebeğin yeni doğduğu zamanlar yanlış beslenme kaynaklı özellikle yemek sonrası direk kusması iken; diğeri zorlanarak kusma yani mide bulantısı yaşaması ve öğürme ile besini çıkartmasıdır. Bu daha çok bebeğin herhangi bir sağlık sorununa işaret edebilir.   Bunun yanında bebeklerde görülen öksürük, bebeklerin beslenmeden hemen sonra yatırılması, beslenme sonrası bebeklerin sallanmaya çalışması gibi durumlarda kusma problemlerini beraberinde getirebilir. Doktora danışılması gereken bir başka durum ise bebeğin bir besin alerjisinin olup olmamasıdır. Bebeklerde besin alerjisinin olması kusma problemlerini de beraberinde getirebilmektedir. Tüm bunlar göz önüne alınarak gerekli müdahaleler ile bebeğinizin kusması önlenebilmektedir. Bebeklerde Kusma Tedavisi Nasıl Yapılır ve Kusma Nasıl Önlenir? Öncelikle bebeklerde kusmaya etken olan durum bulunmalıdır. Daha sonrasında bebeklerde kusma durumu nasıl tedavi edilir incelenir. Enfeksiyon ve Bakteriler  Genel anlamda kusmanın bir enfeksiyon, virüs veya bakteri tarafından yapılıp yapılmadığı tespit edilmelidir. Böyle bir durumda bebek için uygun tedavi yöntemleri seçilmeli ve bunun neticesinde kusmanın iyileşip iyileşmediği incelenmelidir. Sindirim Sistemi Gelişmemesi  İlk aylarda gelişmemiş sindirim sisteminden dolayı bebeklerin kusması normaldir. Fakat bu durumu normal saymakla yetinilmeyip bebeğin kusmasının altında başka bir etmenin olup olmadığı araştırılmalıdır. Beslemede ve Sonrasında Yapılan Yanlışlar  Bebek beslendikten sonra direkt uyutulmaya çalışılmalı, bebeğin belli bir süre yediklerine hazmetmesi için beklenmelidir. Bebek 45 derece açıyla beslenmeli, beslendikten sonra yüzüstü yatırılmalıdır. Bebeğin yatar pozisyonda olduğu durumlarda besleme yapılmamalıdır. Bebek az yediği düşünülerek daha fazla beslenmemelidir. Beslenmeden sonra bebeğin gazı çıkartılmalı, bebek gazlı bir şekilde uyutulmaya çalışılmamalıdır. Mide Problemleri Bebeklerde en çok karşılaşılan durumlardan bir tanesi de reflüdür. Bebeklerde kusma görülmesinin en önemli sebeplerinden bir tanesi bebeklerde reflü olmasıdır. Belli bir aydan sonra bebeklerde reflü görünme olasılığı azalacaktır. Bütün bunların yanında bebeğiniz ağlarken ona yemek yedirmemelisiniz. Çünkü bu onun hava yutmasına sebep olacaktır. Bebeklerde kusma sıklıkla görülebilen bir durumdur. Fakat bunun yanında hasta olduğunu düşündürecek farklı belirtiler de varsa bir uzman yardımı almak gerekebilir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4482" class="elementor elementor-4482">
				<div class="elementor-element elementor-element-1fa11c7 e-flex e-con-boxed wpr-particle-no wpr-jarallax-no wpr-parallax-no wpr-sticky-section-no e-con e-parent" data-id="1fa11c7" data-element_type="container" data-settings="{&quot;background_background&quot;:&quot;classic&quot;}">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-c02e1db elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c02e1db" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerde kusma durumu çok fazla yaşandığından dolayı <strong>bebeklerde kusma</strong> nedenleri ve tedavisi ebeveynler tarafından sıklıkla araştırılır. <strong>Bebeklerde kusma</strong> özellikle yeni doğan bebeklerde fazlasıyla yaygındır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-3d2f2ff elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3d2f2ff" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Genel anlamda bebeklerin ilk aylarında normal olarak kabul edilen kusma durumu basit görülse de çok fazlalaştığında veya kontrol edilemez bir hal aldığında sağlık sorunu haline de gelebilmektedir. Bu durumda anne ve babaların panik ve endişe yaşamalarını sağlar. <strong>Bebeklerde kusma</strong> her durumda bir sağlık sorunu olarak kabul edilmese de fazla veya şiddetli olması durumunda mutlaka çocuk doktoruna danışmalısınız. Doktorunuz bebeğiniz için en doğru tedaviyi sunacaktır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-33ea253 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="33ea253" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Kusmaya Neden Olabilecek Şeyler?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9681e1e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9681e1e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><em> Bebeklerin tam anlamıyla gelişmemiş bir sindirim sistemleri olduğundan dolayı kusmaları gayet normal algılanır. Genel anlamda ilk 8 aylık süreç içerisinde bebeklerin kusma oranları fazlayken 8 aydan sonra sindirim sisteminin olgunlaşması ile birlikte bebeklerin kusma oranı azalmaktadır. Doğdukları ilk zamanlar beslenme sonrası zorlanmaksızın ağız dolusu kusabilirlerken bu durum büyüdükçe geçmeye başlar. Bebeğin kusmasına neden olabilecek durumlar şu şekildedir;</em></p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-76475e2 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="76475e2" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul>
 	<li>Metabolizma hastalıkları</li>
 	<li>Süt alerjisi</li>
 	<li>Beslenme sonrasında gaz çıkartamayan bebekler</li>
 	<li>Bebekte reflü hastalığının görülmesi</li>
 	<li>Bebeğin aşırı hızlı veya aşırı yavaş beslenmesi</li>
 	<li>Bebeğin yemek borusu ve midesi arasındaki kapakçığın olgunlaşması</li>
 	<li>Bebeğin gerekenden fazla beslenmesi</li>
 	<li>Bebeğin yemek esnasında ya da yemekten sonra yediği yemeği olduğu gibi çıkartması (possetting durumu)</li>
 	<li>Bebeğin soğuk algınlığına yakalanması</li>
 	<li>Bebeğin yemek yedikten sonra hemen sallanması ya da bebeğin hoplatılması</li>
 	<li>Bebeğin yemekten sonra midesine baskı yapacak hareketler yapılması</li>
 	<li>Bebeğin herhangi bir şekilde zehirlenmiş olması</li>
 	<li>Bebeğin apandisitinde sıkıntı olması</li>
 	<li>Bebeğin antibiyotik gibi ilaç kullanması</li>
 	<li>Bebeğin kafa travması yaşaması</li>
</ul>
								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-3ae166f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3ae166f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> gibi durumlar, özellikle yeni doğan bebeklerin kusma problemlerini beraberinde getirmektedir. Çok fazla ve hayatın akışına aykırı olan kusmaların olması, hastalık yapabilecek derecede olan kusmalar için bir uzmana başvurmak gerekebilir.</em>

								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-b914202 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="b914202" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Kusma Nedenleri Nasıl Önlenebilir? </h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-02c61cf elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="02c61cf" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> <strong>Bebeklerde kusma</strong> nedenlerine baktığımız zaman çok fazla ihtimal gözümüze çarpsa da, özellikle bebeklerin virüs veya bakteriler kaynaklı kusma durumları iyi analiz edilmeli ve bir uzmana başvurulmalıdır. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-46d7de7 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="46d7de7" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>İki tip kusma çeşidi bulunmaktadır. Bunlarda biri zorlanmanda kusma yani bebeğin yeni doğduğu zamanlar yanlış beslenme kaynaklı özellikle yemek sonrası direk kusması iken; diğeri zorlanarak kusma yani mide bulantısı yaşaması ve öğürme ile besini çıkartmasıdır. Bu daha çok bebeğin herhangi bir sağlık sorununa işaret edebilir.  </em>

								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9edb09d elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9edb09d" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bunun yanında bebeklerde görülen öksürük, bebeklerin beslenmeden hemen sonra yatırılması, beslenme sonrası bebeklerin sallanmaya çalışması gibi durumlarda kusma problemlerini beraberinde getirebilir. Doktora danışılması gereken bir başka durum ise bebeğin bir besin alerjisinin olup olmamasıdır. Bebeklerde besin alerjisinin olması kusma problemlerini de beraberinde getirebilmektedir.
Tüm bunlar göz önüne alınarak gerekli müdahaleler ile bebeğinizin kusması önlenebilmektedir. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-c0c84ae elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="c0c84ae" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Kusma Tedavisi Nasıl Yapılır ve Kusma Nasıl Önlenir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5cc9820 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5cc9820" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Öncelikle bebeklerde kusmaya etken olan durum bulunmalıdır. Daha sonrasında <strong>bebeklerde kusma</strong> durumu nasıl tedavi edilir incelenir. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-0c23113 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="0c23113" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Enfeksiyon ve Bakteriler</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-65bc4e4 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="65bc4e4" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Genel anlamda kusmanın bir enfeksiyon, virüs veya bakteri tarafından yapılıp yapılmadığı tespit edilmelidir. Böyle bir durumda bebek için uygun tedavi yöntemleri seçilmeli ve bunun neticesinde kusmanın iyileşip iyileşmediği incelenmelidir.

</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5cf7cc9 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="5cf7cc9" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Sindirim Sistemi Gelişmemesi</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-bcc46ed elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="bcc46ed" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> İlk aylarda gelişmemiş sindirim sisteminden dolayı bebeklerin kusması normaldir. Fakat bu durumu normal saymakla yetinilmeyip bebeğin kusmasının altında başka bir etmenin olup olmadığı araştırılmalıdır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4359461 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="4359461" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Beslemede ve Sonrasında Yapılan Yanlışlar</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-1335b5c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="1335b5c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebek beslendikten sonra direkt uyutulmaya çalışılmalı, bebeğin belli bir süre yediklerine hazmetmesi için beklenmelidir. Bebek 45 derece açıyla beslenmeli, beslendikten sonra yüzüstü yatırılmalıdır.

Bebeğin yatar pozisyonda olduğu durumlarda besleme yapılmamalıdır. Bebek az yediği düşünülerek daha fazla beslenmemelidir. Beslenmeden sonra bebeğin gazı çıkartılmalı, bebek gazlı bir şekilde uyutulmaya çalışılmamalıdır.

</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6f82163 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="6f82163" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Mide Problemleri</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9ddb749 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9ddb749" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebeklerde en çok karşılaşılan durumlardan bir tanesi de reflüdür. <strong>Bebeklerde kusma</strong> görülmesinin en önemli sebeplerinden bir tanesi bebeklerde reflü olmasıdır. Belli bir aydan sonra bebeklerde reflü görünme olasılığı azalacaktır.

Bütün bunların yanında bebeğiniz ağlarken ona yemek yedirmemelisiniz. Çünkü bu onun hava yutmasına sebep olacaktır.

<strong>Bebeklerde kusma</strong> sıklıkla görülebilen bir durumdur. Fakat bunun yanında hasta olduğunu düşündürecek farklı belirtiler de varsa bir uzman yardımı almak gerekebilir.</em>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-kusma-nedenleri-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Kolik Belirtileri Ve Tedavi Yöntemleri</title>
		<link>https://yenianne.com.tr/bebek-bakimi/bebeklerde-kolik-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri/</link>
					<comments>https://yenianne.com.tr/bebek-bakimi/bebeklerde-kolik-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Aug 2024 13:20:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BEBEK BAKIMI]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yenianne.com.tr/?p=4406</guid>

					<description><![CDATA[Yeni doğan bebeklerde, sebebi bilinmeyen kasılma ve uzun süreli önlenemeyen ağlama krizleriyle belirti veren “kolik”, sıkıntılı bir gaz sancısıdır. Bu sancılı rahatsızlık, bebeklerin %20’ sinde görülen yaygın bir yeni doğan sindirim problemidir. Bebeğin çıkardıktan sonra rahatlamasını sağladığı bu gaz, ağlama esnasında yutmuş olduğu hava olduğu düşünülmektedir. Haftanın 3 günü ve genellikle 3 saat boyunca bebeğin susmadan ağlaması, kasılma ve huzursuz olmasıyla dikkat çeker. Bu durumun görülmesi, bebekte kolik olma ihtimalini gündeme getirir ve ancak doktor muayenesi sonucunda kolik tanısı konulabilir. Bu bebekler tıp literatüründe“kolik bebek” olarak tanımlanır. Bu devamlı ve dindirilemeyen ağlamalar, gün boyu sürer ve bebeğin gaz çıkarması sonucu kesilir. Ancak bu suskunluk, sorun bitti demek değildir. Ağlama ve kasılma kısa bir süre sonra tekrar başlar. Bu nöbetlerin, başka bir nedeni olmaması durumunda, 3-4 aydan sonra azalarak geçer.Bu dönem ebeveynleri zorlu ve sıkıntılı sürece sokmaktadır. O yüzden ebeveynler, bebeği rahatlatan bazı yardımcı yöntemleri öğrenmelilerdir. Bu yöntemler, aileye bebeğin doktoru tarafından tavsiye edilir. Kolik BebekBelirtileri Nelerdir? Yeni doğan bebekleri, oldukça hırpalayan ebeveynleri çok üzen bu rahatsızlığın belirtileri şunlardır; Bebekler nöbet esnasında bacaklarını karınlarına doğru çekerek ağlarlar. Sancılanma esnasında sırtını gerer, ellerini yumruk yaparlar. Böyle bebeklerin karnı şiş olur ve gaz çıkardığında veya dışkıladığında rahatlarlar. Kolik bebeklerin emzirme anında birden ağlamaya başladıkları ve memeyi bıraktıkları, biraz sonra tekrar meme aradıkları görülür. Sebebi bilinmeyen bu ağlamaları, normal ağlama sesinden değişik ve daha yüksek olur, ağlama süreleri ise en az üç saat devam eder. Çok nadir olmakla beraber 24 saat hiç susmadan ağladıkları da görülmüştür. Ağlama sırasında yüzlerinde kızarıklık ve renk değişikliklerin olma durumumun yaşanması. Doktora Ne Zaman Gidilmelidir? Sağlıklı bebekler doğdukları andan itibaren ağlamaya başlarlar. Bu ağlamaları genel olarak açlık, altını kirletme, üşüme veya fazla sıcak hissetme gibi sebeplerle olur. İhtiyaçları giderildiğinde susarlar. Ancak kolik bebeğin ağlama şekli ve şiddeti çok değişiktir. Daha uzun sürer, yüzünde çektiği sancıyı yansıtan ifadeler vardır, kasılmalar yaşar ve el ve ayaklarını savururlar. Bu gibi davranışlar yoğun ağlamaya eşlik eder. Bazı (orta kulak iltihabı, idrar yolu iltihabı, bağırsak düğümlenmesi ve fıtık gibi) rahatsızlıklar da uzun ve şiddetli ağlamalara sebep olur. Bebekteki ağlamaların sebeplerini öğrenmek için bebeği bir çocuk doktorunun muayene etmesi gerekmektedir. Çocuk doktoru bebeğinizi fiziksel olarak muayene edip ebeveynlerine soracağı sorular ve ebeveynlerden aldığı soruların cevapları doğrultusunda teşhiste bulunabilir.  Çoğunlukla farklı durumlardan şüphelenilmediği sürece herhangi bir laboratuar testlerine gerek kalmaz. Ayrıca doktorunuz tarafından bebeğinize kolik teşhisi koyulmuşsa doktorunuz, gaz sancılarını giderici veya hafifletici diyet, bitkisel çay gibi çareler önerebilir. Kolik Bebek Nasıl Sakinleştirilir?  Bebekler de düzen çok önemlidir. Kolik durumunda ise bebeğin beslenme ve uyku düzenini bozacak şekilde uzun süren ağlamalar olduğu için uygulanacak bazı yöntemler sayesinde bebeğinizi rahatlatmalı ve sakinleştirmelisiniz. Ancak hangi yöntemin bebeği teskin edeceği, mevcut alternatifleri tek tek denemekle tespit edilebilirsiniz. Bu yöntemleri art arda denerseniz bebeğiniz daha çok öfkelenir ve ağlama şiddeti artar. Yöntemlere bakacak olursak; Öncelikle bebeğinizin aç ya da altının temiz olduğundan emin olun Bebeği, yavaş ve ritmik bir şekilde kucakta sallayın. Bebek anne ya da babasının göğsüne yatırılınca güven duyar. Bu pozisyonda kucakta tutulan bebeğin sırtına veya poposuna hafif temaslarla ritmik dokunmalar, onu sakinleştirebilir. Bebek arabasıyla gezdirilmesi, bebeğe anne veya babasının ninni söylenilmesi, düşük frekanslı müzik dinletilmesi ile bebeğin sakinleşmesi sağlanabilir. Bebeğin sırtı hafifçe sıvazlanabilir Bebeğin karnına hafifçe masaj yapılabilir Eğer bebeğiniz emzik kullanıyorsa emzik verilebilir Bebeğinizi ılık su ile banyo yaptırabilirsiniz  Ayrıca bebeğinizi emziriyorsanız annenin yediklerine de dikkat etmesi gerekmektedir. Bebeklerde Kolik Bir Hastalık Değildir  Bebeklerde görülen kolik, aslında bir hastalık değildir, tedavi gerektiren bir durum da değildir. Burada amaç bebeği sakimleştirmek ve ağlama nöbetlerini dindirmektir. Bu süreç aslında bebeğin yeni hayatına alışma dönemi olup, anne ve babasıyla kurulacak sevgi, şefkat ve sabır içerikli iletişimlerle, belli bir sürede bitecek doğal bir hâldir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4406" class="elementor elementor-4406">
				<div class="elementor-element elementor-element-73ef0bb e-flex e-con-boxed wpr-particle-no wpr-jarallax-no wpr-parallax-no wpr-sticky-section-no e-con e-parent" data-id="73ef0bb" data-element_type="container" data-settings="{&quot;background_background&quot;:&quot;classic&quot;}">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-2aa8ee1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2aa8ee1" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Yeni doğan bebeklerde, sebebi bilinmeyen kasılma ve uzun süreli önlenemeyen ağlama krizleriyle belirti veren “kolik”, sıkıntılı bir gaz sancısıdır. Bu sancılı rahatsızlık, bebeklerin %20’ sinde görülen yaygın bir yeni doğan sindirim problemidir. Bebeğin çıkardıktan sonra rahatlamasını sağladığı bu gaz, ağlama esnasında yutmuş olduğu hava olduğu düşünülmektedir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-95dc1d0 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="95dc1d0" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Haftanın 3 günü ve genellikle 3 saat boyunca bebeğin susmadan ağlaması, kasılma ve huzursuz olmasıyla dikkat çeker. Bu durumun görülmesi, bebekte kolik olma ihtimalini gündeme getirir ve ancak doktor muayenesi sonucunda kolik tanısı konulabilir. Bu bebekler tıp literatüründe<strong>“kolik bebek”</strong> olarak tanımlanır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-7063bbb elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7063bbb" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bu devamlı ve dindirilemeyen ağlamalar, gün boyu sürer ve bebeğin gaz çıkarması sonucu kesilir. Ancak bu suskunluk, sorun bitti demek değildir. Ağlama ve kasılma kısa bir süre sonra tekrar başlar. Bu nöbetlerin, başka bir nedeni olmaması durumunda, 3-4 aydan sonra azalarak geçer.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-fad4445 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="fad4445" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bu dönem ebeveynleri zorlu ve sıkıntılı sürece sokmaktadır. O yüzden ebeveynler, bebeği rahatlatan bazı yardımcı yöntemleri öğrenmelilerdir. Bu yöntemler, aileye bebeğin doktoru tarafından tavsiye edilir.
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ed384d8 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="ed384d8" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Kolik BebekBelirtileri Nelerdir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-b23de93 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b23de93" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Yeni doğan bebekleri, oldukça hırpalayan ebeveynleri çok üzen bu rahatsızlığın belirtileri şunlardır;</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-f04e233 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="f04e233" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul>
 	<li>Bebekler nöbet esnasında bacaklarını karınlarına doğru çekerek ağlarlar.</li>
 	<li>Sancılanma esnasında sırtını gerer, ellerini yumruk yaparlar.</li>
 	<li>Böyle bebeklerin karnı şiş olur ve gaz çıkardığında veya dışkıladığında rahatlarlar.</li>
 	<li>Kolik bebeklerin emzirme anında birden ağlamaya başladıkları ve memeyi bıraktıkları, biraz sonra tekrar meme aradıkları görülür.</li>
 	<li>Sebebi bilinmeyen bu ağlamaları, normal ağlama sesinden değişik ve daha yüksek olur, ağlama süreleri ise en az üç saat devam eder. Çok nadir olmakla beraber 24 saat hiç susmadan ağladıkları da görülmüştür.</li>
 	<li>Ağlama sırasında yüzlerinde kızarıklık ve renk değişikliklerin olma durumumun yaşanması.</li>
</ul>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ae7ab6d elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="ae7ab6d" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Doktora Ne Zaman Gidilmelidir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-163e48e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="163e48e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Sağlıklı bebekler doğdukları andan itibaren ağlamaya başlarlar. Bu ağlamaları genel olarak açlık, altını kirletme, üşüme veya fazla sıcak hissetme gibi sebeplerle olur. İhtiyaçları giderildiğinde susarlar.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-353e08a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="353e08a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Ancak kolik bebeğin ağlama şekli ve şiddeti çok değişiktir. Daha uzun sürer, yüzünde çektiği sancıyı yansıtan ifadeler vardır, kasılmalar yaşar ve el ve ayaklarını savururlar. Bu gibi davranışlar yoğun ağlamaya eşlik eder.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e8b4525 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e8b4525" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bazı (orta kulak iltihabı, idrar yolu iltihabı, bağırsak düğümlenmesi ve fıtık gibi) rahatsızlıklar da uzun ve şiddetli ağlamalara sebep olur. Bebekteki ağlamaların sebeplerini öğrenmek için bebeği bir çocuk doktorunun muayene etmesi gerekmektedir. Çocuk doktoru bebeğinizi fiziksel olarak muayene edip ebeveynlerine soracağı sorular ve ebeveynlerden aldığı soruların cevapları doğrultusunda teşhiste bulunabilir.
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-c1cd39b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c1cd39b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Çoğunlukla farklı durumlardan şüphelenilmediği sürece herhangi bir laboratuar testlerine gerek kalmaz. Ayrıca doktorunuz tarafından bebeğinize kolik teşhisi koyulmuşsa doktorunuz, gaz sancılarını giderici veya hafifletici diyet, bitkisel çay gibi çareler önerebilir.

</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-166f29a elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="166f29a" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Kolik Bebek Nasıl Sakinleştirilir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-75d367b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="75d367b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><em> Bebekler de düzen çok önemlidir. Kolik durumunda ise bebeğin beslenme ve uyku düzenini bozacak şekilde uzun süren ağlamalar olduğu için uygulanacak bazı yöntemler sayesinde bebeğinizi rahatlatmalı ve sakinleştirmelisiniz. Ancak hangi yöntemin bebeği teskin edeceği, mevcut alternatifleri tek tek denemekle tespit edilebilirsiniz. Bu yöntemleri art arda denerseniz bebeğiniz daha çok öfkelenir ve ağlama şiddeti artar. Yöntemlere bakacak olursak;</em></p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-202c7f9 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="202c7f9" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul><li>Öncelikle bebeğinizin aç ya da altının temiz olduğundan emin olun</li><li>Bebeği, yavaş ve ritmik bir şekilde kucakta sallayın.</li><li>Bebek anne ya da babasının göğsüne yatırılınca güven duyar. Bu pozisyonda kucakta tutulan bebeğin sırtına veya poposuna hafif temaslarla ritmik dokunmalar, onu sakinleştirebilir.</li><li>Bebek arabasıyla gezdirilmesi, bebeğe anne veya babasının ninni söylenilmesi, düşük frekanslı müzik dinletilmesi ile bebeğin sakinleşmesi sağlanabilir.</li><li>Bebeğin sırtı hafifçe sıvazlanabilir</li><li>Bebeğin karnına hafifçe masaj yapılabilir</li><li>Eğer bebeğiniz emzik kullanıyorsa emzik verilebilir</li><li>Bebeğinizi ılık su ile banyo yaptırabilirsiniz</li></ul>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-bd0640f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="bd0640f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Ayrıca bebeğinizi emziriyorsanız annenin yediklerine de dikkat etmesi gerekmektedir.</em>

								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-776744b elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="776744b" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Kolik Bir Hastalık Değildir</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9dd9f9f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9dd9f9f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebeklerde görülen kolik, aslında bir hastalık değildir, tedavi gerektiren bir durum da değildir. Burada amaç bebeği sakimleştirmek ve ağlama nöbetlerini dindirmektir.

Bu süreç aslında bebeğin yeni hayatına alışma dönemi olup, anne ve babasıyla kurulacak sevgi, şefkat ve sabır içerikli iletişimlerle, belli bir sürede bitecek doğal bir hâldir.
</em>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yenianne.com.tr/bebek-bakimi/bebeklerde-kolik-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Kabızlık ve Tedavisi</title>
		<link>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-kabizlik-ve-tedavisi/</link>
					<comments>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-kabizlik-ve-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Jul 2024 11:31:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[BEBEK BAKIMI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yenianne.com.tr/?p=4267</guid>

					<description><![CDATA[Sindiririm sistemi sorunlarını birçok insan yaşamaktadır. Bu rahatsızlığı yetişkinler kolaylıkla ifade edebilirlerken bebekler ailelerinin gözlemlemelerine ihtiyaç duymaktadır. Bebeklerde kakanın sıklığı, rengi ve kıvamı; bebeğin beslenmesi ve genel sağlığı ile ilgili birçok şey söyleyebilir. Dolayısı ile bu hususta hassas davranılması ve bebeğin dikkatlice gözlemlenmesi önem arz eder. Bebeklerde kabızlık ve tedavisi önemi burada ortaya çıkmaktadır. Kimi zaman ebeveynlerin “Acaba bebeğim kabız oldu mu, bebeklerde kabızlık neden olur ve nasıl tedavi edilir?” gibi soruları sorması da gayet doğaldır. Kabızlık, bebeğin tuvaletini yapma sırasında zorlanmasına, acı çekmesine, huzursuzlaşmasına ve sıklıkla ağlamasına neden olabilmektedir. Bu durum bebekler için olduğu kadar anne babalar için de çetin bir serüvendir. Bebeğin günlük yaptığı hareketleri, yediği yemekleri ve bağırsak hareketleri ile tuvalet takibinin yapılması kabızlık teşhisinin koyulması için önemlidir. Peki; bebeklerde kabızlık neden olur, nasıl önlenmektedir ve bu durum nasıl giderilir? Bebeklerde Kabızlık Besinlerin sindirimi bebek sağlığında oldukça önemli bir durumdur. Genel olarak bebeklerde kabızlık ilk birkaç ay oldukça yaygın görülmemektedir. Daha çok anne sütünden sonra katı gıdaya geçişle beraber dışkılama sorunu rastlanabilmektedir. Bazen anneler; her bebeğin farklı fiziksel gelişimi olduğunu unutup, çevresindeki diğer bebeklerin kaka rutinleri ile kendi bebeklerinin kaka rutinlerini karşılaştırarak bebeklerinin kabız olduklarından şüphelenmektedir. Ancak durum öyle değildir. Bazı bebekler günde birkaç defa kaka yapabilirken kimilerinde bu rutin çok daha az olabilir. Bebeğin rutin bir düzen oluşturması çok uzun vakit alabilir. Peki, bebeğin kabız olduğuna nasıl kanaat getirilir ve ne yapmak gereklidir? Kabızlık yaşamakta olan bebeklerde gaz sancısı kaçınılmaz olur. Devamlı gergin ve rahatsız olabilir, karın bölgesinde sertlik ve şişkinlik oluşur, ağlama nöbetleriyle anne ve babalarının hayatını zorlaştırabilirler. Bazen de kakalarını yaparken anüs bölgesinde çatlama ve kanamada söz konusu olabilmektedir. Anne ve babalar bu durumda bebeklerinin tuvalet rutinlerini, tuvaletinin sert ve kuru olup olmadığına ve tuvaletlerini yaparken verdikleri tepkileri iyi takip etmeliler. Özellikle karıştırılan bir durum olan tuvalet sıklığına değil tuvaletini yaparken yaşadıkları zorluları gözlemlemeliler. Ayrıca kabızlık problemi çeken bebeğin iştahı azalır ve beslenmeyi reddedebilir. Bebeklerde Kabızlık Bebek hangi hafta doğmuş olursa olsun, doğumdan sonraki ilk 28 günlük zaman zarfında “yenidoğan” olarak kabul edilir ve bebeklerde kabızlık ve tedavisi durumunun önemi bu süre zarfında çok daha önemli bir hal almaktadır. Anne karnından ayrılıp görülmemiş bir dünyayla karşılaşan ve ayak uydurmaya çalışan bebekler için bu süreç, kah fiziksel kah zihinsel gelişimleri açısından çok önemlidir. Bebeğin doğumdan sonraki ilk gün boyu içerisinde kesinlikle dışkılaması beklenir. İlk başlarda kaka, siyah veya yeşil renkte ve yapış yapış bir dokuda olabilir. Bebeğin anne rahminde kaldığı zaman zarfında bağırsaklarında biriken bu siyah kakaya “mekonyum” ismi verilmektedir. Mekonyum tamamıyla atıldıktan sonra ise kaka sarı renk alır. Mekonyum atıldıktan sonra kakada değişen haller; Kakanın rengi doğal rengini alır Dışkının yoğunluğu doğal halini alır Dışkı rutini daha sıklaşır Bebeklerde Kabızlık Belirtileri Ve Önlenmesi Vücuttaki gıda atıklarından kurtulmak, her yaş grubundan insan için fizyolojik bir gereksinimdir. Boşaltım gerçekleşmediğinde bir ağrı mevzu bahis değilse bile huzursuzluk, gerginlik yaşayabilir. Düzenli uyuyamayan ve sıklıkla ağlayan bir bebekte kabızlıktan kuşkulanılabilir. Peki, bebeğin kabız olduğuna nasıl kanaat getirilir? Bebeklerin bağırsak hareketliliği düzeninin oluşması zaman alır, her bebek değişik bir rutin geliştirebilir. Dolayısıyla kaka yapma aralığı, bebeklerde kabızlık belirtileri içinde sayılmayabilir ancak bezinde olağan zamankinden daha az kaka ve bu kakayı özellikle kuru ve sert yapılı olarak görüyorsanız kabızlıktan kuşkulanabilirsiniz. Kabızlık sırasında kakanın bağırsaklardan atılması zor ve ağrılı olabilir. Bebeğiniz acı hissettiği için bağırsaklarındaki bütün kakayı boşaltamıyor olabilir. Kabızlığın en açık durumu tabi ki kakanın görüntüsüdür. Kuru ve sert bir görüntüye sahipse ve tuvaletini yaparken ağrı yaşıyorsa bebeğinizin kabız olduğunu anlayabilirsiniz. Ayriyeten bebek dışkılamakta zorlandığı ve ıkınmaya ara vermiş olduğu için kaka ufak çakıl taşları gibi bir görünümde olabilir. Yumuşak bir kaka ise kabızlık olasılığını ortadan kaldırır. Kabızlığı önlemek için; Bebeğin yeterli miktarda su alıp almadığını kontrol edin Anne sütü alamayan bebekler, devam sütü ile besleniyorsa, sütünün doğru ölçülerde yapıldığından emin olun Ek gıdaya başladıysa bebeğiniz lif tüketimine önem verin Bağırsak hareketliliği sağlamak için bacak hareketleri yaptırın ve karnına masaj yapın Bebeğiniz eğer kabız ise için ılık bir banyo yaptırmakta ona iyi gelecektir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4267" class="elementor elementor-4267">
				<div class="elementor-element elementor-element-55ac61c e-flex e-con-boxed wpr-particle-no wpr-jarallax-no wpr-parallax-no wpr-sticky-section-no e-con e-parent" data-id="55ac61c" data-element_type="container" data-settings="{&quot;background_background&quot;:&quot;classic&quot;}">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-f209fc6 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="f209fc6" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Sindiririm sistemi sorunlarını birçok insan yaşamaktadır. Bu rahatsızlığı yetişkinler kolaylıkla ifade edebilirlerken bebekler ailelerinin gözlemlemelerine ihtiyaç duymaktadır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e4b37a4 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e4b37a4" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebeklerde kakanın sıklığı, rengi ve kıvamı; bebeğin beslenmesi ve genel sağlığı ile ilgili birçok şey söyleyebilir. Dolayısı ile bu hususta hassas davranılması ve bebeğin dikkatlice gözlemlenmesi önem arz eder. <strong>Bebeklerde kabızlık ve tedavisi</strong> önemi burada ortaya çıkmaktadır. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-92f52fe elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="92f52fe" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Kimi zaman ebeveynlerin “Acaba bebeğim kabız oldu mu, bebeklerde kabızlık neden olur ve nasıl tedavi edilir?” gibi soruları sorması da gayet doğaldır. Kabızlık, bebeğin tuvaletini yapma sırasında zorlanmasına, acı çekmesine, huzursuzlaşmasına ve sıklıkla ağlamasına neden olabilmektedir. Bu durum bebekler için olduğu kadar anne babalar için de çetin bir serüvendir. Bebeğin günlük yaptığı hareketleri, yediği yemekleri ve bağırsak hareketleri ile tuvalet takibinin yapılması kabızlık teşhisinin koyulması için önemlidir. </em>
<em>
Peki; bebeklerde kabızlık neden olur, nasıl önlenmektedir ve bu durum nasıl giderilir?
</em>
								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-c05014c elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="c05014c" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Kabızlık</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6309f89 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6309f89" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Besinlerin sindirimi bebek sağlığında oldukça önemli bir durumdur. Genel olarak bebeklerde kabızlık ilk birkaç ay oldukça yaygın görülmemektedir. Daha çok anne sütünden sonra katı gıdaya geçişle beraber dışkılama sorunu rastlanabilmektedir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-76daf7b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="76daf7b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bazen anneler; her bebeğin farklı fiziksel gelişimi olduğunu unutup, çevresindeki diğer bebeklerin kaka rutinleri ile kendi bebeklerinin kaka rutinlerini karşılaştırarak bebeklerinin kabız olduklarından şüphelenmektedir. Ancak durum öyle değildir. Bazı bebekler günde birkaç defa kaka yapabilirken kimilerinde bu rutin çok daha az olabilir. Bebeğin rutin bir düzen oluşturması çok uzun vakit alabilir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-d4ed1b9 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="d4ed1b9" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Peki, bebeğin kabız olduğuna nasıl kanaat getirilir ve ne yapmak gereklidir?</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-bc3173f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="bc3173f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Kabızlık yaşamakta olan bebeklerde gaz sancısı kaçınılmaz olur. Devamlı gergin ve rahatsız olabilir, karın bölgesinde sertlik ve şişkinlik oluşur, ağlama nöbetleriyle anne ve babalarının hayatını zorlaştırabilirler. Bazen de kakalarını yaparken anüs bölgesinde çatlama ve kanamada söz konusu olabilmektedir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-38820e6 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="38820e6" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Anne ve babalar bu durumda bebeklerinin tuvalet rutinlerini, tuvaletinin sert ve kuru olup olmadığına ve tuvaletlerini yaparken verdikleri tepkileri iyi takip etmeliler. Özellikle karıştırılan bir durum olan tuvalet sıklığına değil tuvaletini yaparken yaşadıkları zorluları gözlemlemeliler. Ayrıca kabızlık problemi çeken bebeğin iştahı azalır ve beslenmeyi reddedebilir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6f1ae59 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="6f1ae59" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Kabızlık</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-7d0a5de elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7d0a5de" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebek hangi hafta doğmuş olursa olsun, doğumdan sonraki ilk 28 günlük zaman zarfında “yenidoğan” olarak kabul edilir ve <strong>bebeklerde kabızlık ve tedavisi</strong> durumunun önemi bu süre zarfında çok daha önemli bir hal almaktadır. Anne karnından ayrılıp görülmemiş bir dünyayla </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-fe49110 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="fe49110" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> karşılaşan ve ayak uydurmaya çalışan bebekler için bu süreç, kah fiziksel kah zihinsel gelişimleri açısından çok önemlidir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-b86a253 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="b86a253" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebeğin doğumdan sonraki ilk gün boyu içerisinde kesinlikle dışkılaması beklenir. İlk başlarda kaka, siyah veya yeşil renkte ve yapış yapış bir dokuda olabilir. Bebeğin anne rahminde kaldığı zaman zarfında bağırsaklarında biriken bu siyah kakaya “mekonyum” ismi verilmektedir. Mekonyum tamamıyla atıldıktan sonra ise kaka sarı renk alır.
Mekonyum atıldıktan sonra kakada değişen haller; </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-70e8ff0 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="70e8ff0" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul><li>Kakanın rengi doğal rengini alır</li><li>Dışkının yoğunluğu doğal halini alır</li><li>Dışkı rutini daha sıklaşır</li></ul>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-f332aa0 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="f332aa0" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Kabızlık Belirtileri Ve Önlenmesi </h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-8afae5c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="8afae5c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Vücuttaki gıda atıklarından kurtulmak, her yaş grubundan insan için fizyolojik bir gereksinimdir. Boşaltım gerçekleşmediğinde bir ağrı mevzu bahis değilse bile huzursuzluk, gerginlik yaşayabilir. Düzenli uyuyamayan ve sıklıkla ağlayan bir bebekte kabızlıktan kuşkulanılabilir. Peki, bebeğin kabız olduğuna nasıl kanaat getirilir?</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-40fc452 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="40fc452" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebeklerin bağırsak hareketliliği düzeninin oluşması zaman alır, her bebek değişik bir rutin geliştirebilir. Dolayısıyla kaka yapma aralığı, bebeklerde kabızlık belirtileri içinde sayılmayabilir ancak bezinde olağan zamankinden daha az kaka ve bu kakayı özellikle kuru ve sert yapılı olarak görüyorsanız kabızlıktan kuşkulanabilirsiniz. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e1ae256 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e1ae256" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Kabızlık sırasında kakanın bağırsaklardan atılması zor ve ağrılı olabilir. Bebeğiniz acı hissettiği için bağırsaklarındaki bütün kakayı boşaltamıyor olabilir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-8e2f5d2 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="8e2f5d2" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Kabızlığın en açık durumu tabi ki kakanın görüntüsüdür. Kuru ve sert bir görüntüye sahipse ve tuvaletini yaparken ağrı yaşıyorsa bebeğinizin kabız olduğunu anlayabilirsiniz. Ayriyeten bebek dışkılamakta zorlandığı ve ıkınmaya ara vermiş olduğu için kaka ufak çakıl taşları gibi bir görünümde olabilir. Yumuşak bir kaka ise kabızlık olasılığını ortadan kaldırır. Kabızlığı önlemek için; </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6d05217 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6d05217" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul>
 	<li>Bebeğin yeterli miktarda su alıp almadığını kontrol edin</li>
 	<li>Anne sütü alamayan bebekler, devam sütü ile besleniyorsa, sütünün doğru ölçülerde yapıldığından emin olun</li>
 	<li>Ek gıdaya başladıysa bebeğiniz lif tüketimine önem verin</li>
 	<li>Bağırsak hareketliliği sağlamak için bacak hareketleri yaptırın ve karnına masaj yapın</li>
 	<li>Bebeğiniz eğer kabız ise için ılık bir banyo yaptırmakta ona iyi gelecektir.</li>
</ul>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-kabizlik-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Gaz Sancısı: Rahatlatma Yöntemleri</title>
		<link>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-gaz-sancisi-rahatlatma-yontemleri/</link>
					<comments>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-gaz-sancisi-rahatlatma-yontemleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Jul 2024 10:11:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BEBEK BAKIMI]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yenianne.com.tr/?p=4206</guid>

					<description><![CDATA[Bebeklerde gaz sancısı, sıklıkla görülen bir sıkıntıdır. Yeni doğmuş bir bebek hem dünyaya çevresine adapte olmaya çalışırken hem de değişen beslenme tarzıyla sindirim siteminin yeni beslenme tarzına alışma süreci başlar. Yaklaşık olarak bu alışma süreci doğumdan itibaren bir kaç hafta sonraya uzanır ve gaz sorunları başlamaya başlar. Bu gaz sancılanmaları bebeklerin huzurunu kaçırıp, sürekli ağlamasına neden olabildiği için bu durum karşısında çoğu bebek sahibi ebeveyn ne yapacaklarını bilemez ve endişelenmeye başlar. Ebeveynlerin bu endişeni hisseden bebek daha çok huzursuzlaşır. O yüzden bebeği rahatlatmak, gazını çıkartmak ve gaz yapıcı durumlardan nasıl uzak kalınması gerektiğini bilmek gerekir. Gaz Sancılarının Oluşma Sebepleri? Bebeklerde gaz sancısı oluşmasının birden fazla sebebi vardır. Bunlardan başlıca ve en yaygın olan sebepler; Annesini emerken veya biberonla devam sütü içerken hava yutması  Bebeğin çok sık ağlaması sonucu hava yutması Henüz sindirim sisteminin gelişmemesi ve sindirimin yeterli olmaması sebebiyle gaz oluşması Sindirim gibi boşaltım sistemi de henüz gelişmemiş olduğundan gazın atılması da oldukça zor olması Oda sıcaklığının ideal ve belirli bir ısıda olmaması Anne sütüne ihtiyaç duyan bebeğin gerektiği zamandan önce sütten kesilmesi ve ek gıdaya erken başlaması Bebeğin uzun süre üstünün ya da bezinin ıslak kalması Zaten kısıtlı hareketleri olan bebeğin uzun süre hareketsiz kalması Sık ve düzensiz bir şekilde bebeğin beslenmesi Laktoza karşı duyarlılığı olan bir bebeğiniz varsa annenin ya da bebeğin laktoz içeren besin alması gibi nedenler bebeklerde gaz sancısı sebeplerindendir. Gaz Sancısı Ne Kadar Süre Devam Eder? Bebeklerde doğumdan birkaç hafta sonra başlayan gaz sancısının geçme süresi, bebekten bebeğe göre değişme göstermektedir. Bebeklerde gaz sancısı çoğu zaman 4-6 ay sonra tamamen sona ererken bazı bebeklerde daha uzun sürebilir. Gün içerisinde yemek yerken de oluşabilen sancı genellikle akşam sindirilirken baş gösterir ve bebeği huzursuz eder. Bebeklerde Gaz Sancısı Olduğu Nasıl Teşhis Edilir?  Bebeklerde gaz sancısı teşhisinin en etkili yolu tabi ki doktora danışmaktır. Doktorunuzun size en doğru tavsiyeyi vereceğini lütfen unutmayın! Teşhis koymadan önce bazı belirtiler gaz sancısı olduğunun göstergesi olmaktadır. Bu belirtiler; Bebeğin gazını yaparken ya da gazını çıkarttıktan sonra devamlı ağlaması. Özellikle aç değilken ve altı temizken ağlamaya başlamaları.  Hava yutmaları nedeniyle anneden süt almak istememeleri  Yüzünde kızarıklık oluşması Karında şişkinliğin olması Bacaklarını karnına doğru çekmesi gibi durumlar bebekte sindirim sorunu ve gaz sancısı olduğunun belirtilerindendir. Bu belirtiler doğrultusunda bebeğinize rahatlatma yöntemlerini yapmalı eğer bunlar işe yaramıyorsa tam teşhis için doktoruna götürmelisiniz. Gaz Sancısı Çeken Bebeğe Ne Verilmelidir? Gaz sancısını tamamen yok etmek zor olsa da en aza indirmek mümkündür. Birçok yöntem vardır ancak siz bebeğinize en uygun olan yöntemi bulmak için kesinlikle doktorunuza danışmalısınız. Doktorlar genellikle gazı azaltmak için probiyotik alınmasını tavsiye etmektedir. Bitkisel yağlı şuruplar da bebeklerde gaz sancısı için tedavi yöntemlerinden biridir. Gazı Çıkartma Ve Bebeği Rahatlatma Yöntemleri Bebeği rahatlatmak için bilinen en yaygın yöntem bebeği hareket ettirmektir. Bebeğin bacaklarını karnına doğru ileri geri hareket ettirmek gazı çıkartmak için etkili bir yöntemdir. Gazı çıkartmak için bir diğer yol da bebeği yüzü aşağı bakacak bir şekilde tutmak, sırtını ovalamak ve karnına hafif baskı uygulamaktır. Bebeği sıcak tutmakta etkili bir yoldur. Sıcak tutulması gereken yer özellikle bebeğin ayaklarıdır. Gaz sancısı çeken bebeğe karın masajı yapılması da bebeğin sindirimine yardımcı olacaktır. Bebeğin karnına saat yönünün tersine olacak şekilde elinizle dairesel hareketlerle masaj yapmakta gazının çıkmasına yardımcı olacaktır. Bir yağ yardımıyla bebeğin vücudunu ovalamak etkili olabilir. Sakinleşmesi için rahatlatıcı müzik dinletmek. Beyaz gürültü ( yağmur, rüzgar vb.), ninni veya bebeğinizi rahatlatan herhangi bir ses. Bebeklerde gaz sancısı bu maddeler uygulandığında en aza inmiş olur. Eğer bebeğinizin gaz sancısı bir türlü geçmiyorsa, artıyorsa şikayetleri mutlaka doktoruna götürmelisiniz. Bebeğiniz de gaz sancısı olmasını engellemek için; bebeğiniz beslenirken hava yutmasını engelleyecek şekilde düzenli beslemeli, beslenmeden sonra gazını çıkartmalı, çok sıcak ya da soğuk ortamlarda bulundurmamalı ve hareket etmesini sağlamayı unutmamalısınız.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4206" class="elementor elementor-4206">
				<div class="elementor-element elementor-element-b6f7aed e-flex e-con-boxed wpr-particle-no wpr-jarallax-no wpr-parallax-no wpr-sticky-section-no e-con e-parent" data-id="b6f7aed" data-element_type="container" data-settings="{&quot;background_background&quot;:&quot;classic&quot;}">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-9ab1e50 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9ab1e50" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> <strong>Bebeklerde gaz sancısı</strong>, sıklıkla görülen bir sıkıntıdır. Yeni doğmuş bir bebek hem dünyaya çevresine adapte olmaya çalışırken hem de değişen beslenme tarzıyla sindirim siteminin yeni beslenme tarzına alışma süreci başlar. Yaklaşık olarak bu alışma süreci doğumdan itibaren bir kaç hafta sonraya uzanır ve gaz sorunları başlamaya başlar. Bu gaz sancılanmaları bebeklerin huzurunu kaçırıp, sürekli ağlamasına neden olabildiği için bu durum karşısında çoğu bebek sahibi ebeveyn ne yapacaklarını bilemez ve endişelenmeye başlar. Ebeveynlerin bu endişeni hisseden bebek daha çok huzursuzlaşır. O yüzden bebeği rahatlatmak, gazını çıkartmak ve gaz yapıcı durumlardan nasıl uzak kalınması gerektiğini bilmek gerekir. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ab297fb elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="ab297fb" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Gaz Sancılarının Oluşma Sebepleri?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-a68f9e1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="a68f9e1" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> <strong>Bebeklerde gaz sancısı</strong> oluşmasının birden fazla sebebi vardır.</em>

<em>Bunlardan başlıca ve en yaygın olan sebepler;</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5949fb4 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5949fb4" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul><li>Annesini emerken veya biberonla devam sütü içerken hava yutması</li><li> Bebeğin çok sık ağlaması sonucu hava yutması</li><li>Henüz sindirim sisteminin gelişmemesi ve sindirimin yeterli olmaması sebebiyle gaz oluşması</li><li>Sindirim gibi boşaltım sistemi de henüz gelişmemiş olduğundan gazın atılması da oldukça zor olması</li><li>Oda sıcaklığının ideal ve belirli bir ısıda olmaması</li><li>Anne sütüne ihtiyaç duyan bebeğin gerektiği zamandan önce sütten kesilmesi ve ek gıdaya erken başlaması</li><li>Bebeğin uzun süre üstünün ya da bezinin ıslak kalması</li><li>Zaten kısıtlı hareketleri olan bebeğin uzun süre hareketsiz kalması</li><li>Sık ve düzensiz bir şekilde bebeğin beslenmesi</li><li>Laktoza karşı duyarlılığı olan bir bebeğiniz varsa annenin ya da bebeğin laktoz içeren besin alması</li></ul>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-dc57b8f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="dc57b8f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> gibi nedenler bebeklerde gaz sancısı sebeplerindendir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-3d55b47 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="3d55b47" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Gaz Sancısı Ne Kadar Süre Devam Eder?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4001891 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4001891" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerde doğumdan birkaç hafta sonra başlayan gaz sancısının geçme süresi, bebekten bebeğe göre değişme göstermektedir. Bebeklerde gaz sancısı çoğu zaman 4-6 ay sonra tamamen sona ererken bazı bebeklerde daha uzun sürebilir. Gün içerisinde yemek yerken de oluşabilen sancı genellikle akşam sindirilirken baş gösterir ve bebeği huzursuz eder.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-d4689c4 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="d4689c4" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Gaz Sancısı Olduğu Nasıl Teşhis Edilir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-709735b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="709735b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> <strong>Bebeklerde gaz sancısı</strong> teşhisinin en etkili yolu tabi ki doktora danışmaktır. Doktorunuzun size en doğru tavsiyeyi vereceğini lütfen unutmayın! Teşhis koymadan önce bazı belirtiler gaz sancısı olduğunun göstergesi olmaktadır.
Bu belirtiler;</em>

								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-cfb3120 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cfb3120" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul><li>Bebeğin gazını yaparken ya da gazını çıkarttıktan sonra devamlı ağlaması. Özellikle aç değilken ve altı temizken ağlamaya başlamaları.</li><li> Hava yutmaları nedeniyle anneden süt almak istememeleri</li><li> Yüzünde kızarıklık oluşması</li><li>Karında şişkinliğin olması</li><li>Bacaklarını karnına doğru çekmesi</li></ul>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-a7fc04f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="a7fc04f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> gibi durumlar bebekte sindirim sorunu ve gaz sancısı olduğunun belirtilerindendir. Bu belirtiler doğrultusunda bebeğinize rahatlatma yöntemlerini yapmalı eğer bunlar işe yaramıyorsa tam teşhis için doktoruna götürmelisiniz.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5ee4ff5 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="5ee4ff5" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Gaz Sancısı Çeken Bebeğe Ne Verilmelidir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-2460215 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2460215" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Gaz sancısını tamamen yok etmek zor olsa da en aza indirmek mümkündür. Birçok yöntem vardır ancak siz bebeğinize en uygun olan yöntemi bulmak için kesinlikle doktorunuza danışmalısınız. Doktorlar genellikle gazı azaltmak için probiyotik alınmasını tavsiye etmektedir. Bitkisel yağlı şuruplar da bebeklerde gaz sancısı için tedavi yöntemlerinden biridir. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-881242b elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="881242b" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Gazı Çıkartma Ve Bebeği Rahatlatma Yöntemleri</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-caa0f5b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="caa0f5b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul>
 	<li>Bebeği rahatlatmak için bilinen en yaygın yöntem bebeği hareket ettirmektir.</li>

 	<li>Bebeğin bacaklarını karnına doğru ileri geri hareket ettirmek gazı çıkartmak için etkili bir yöntemdir.</li>
 	<li>Gazı çıkartmak için bir diğer yol da bebeği yüzü aşağı bakacak bir şekilde tutmak, sırtını ovalamak ve karnına hafif baskı uygulamaktır.</li>
 	<li>Bebeği sıcak tutmakta etkili bir yoldur. Sıcak tutulması gereken yer özellikle bebeğin ayaklarıdır.</li>
 	<li>Gaz sancısı çeken bebeğe karın masajı yapılması da bebeğin sindirimine yardımcı olacaktır. Bebeğin karnına saat yönünün tersine olacak şekilde elinizle dairesel hareketlerle masaj yapmakta gazının çıkmasına yardımcı olacaktır.</li>
 	<li>Bir yağ yardımıyla bebeğin vücudunu ovalamak etkili olabilir.</li>
 	<li>Sakinleşmesi için rahatlatıcı müzik dinletmek. Beyaz gürültü ( yağmur, rüzgar vb.), ninni veya bebeğinizi rahatlatan herhangi bir ses.</li>
</ul>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-91c1351 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="91c1351" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> <strong>Bebeklerde gaz sancısı</strong> bu maddeler uygulandığında en aza inmiş olur. Eğer bebeğinizin gaz sancısı bir türlü geçmiyorsa, artıyorsa şikayetleri mutlaka doktoruna götürmelisiniz.
Bebeğiniz de gaz sancısı olmasını engellemek için; bebeğiniz beslenirken hava yutmasını engelleyecek şekilde düzenli beslemeli, beslenmeden sonra gazını çıkartmalı, çok sıcak ya da soğuk ortamlarda bulundurmamalı ve hareket etmesini sağlamayı unutmamalısınız.</em>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-gaz-sancisi-rahatlatma-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri Ve İpuçları</title>
		<link>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-dis-cikarma-belirtileri-ve-ipuclari/</link>
					<comments>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-dis-cikarma-belirtileri-ve-ipuclari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jul 2024 09:22:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BEBEK BAKIMI]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yenianne.com.tr/?p=4168</guid>

					<description><![CDATA[Bebekler büyüme ve gelişme süreçleri içerisindeyken birçok değişimleri de yaşar. Boyunun uzaması, organlarının büyümesi gibi normal gelişim süreçlerinde gelişen olaylardan bir tanesi de diş çıkarmalarıdır. Doğduğunda ağzının içinde gömülü olarak bulunan dişler, gelişimlerini tamamladıkları zaman diş etlerini yararak ağız boşluğuna ulaşmaya çalışır. İşte bu duruma diş çıkarma denir.Bebeklerin diş çıkarma zamanları farklılık gösterse de genel olarak 4 ila 6 aylıkken diş eti kabarmasından ortalama 4 gün sonra dişlerini çıkartmaya başlayabilirler diyebiliriz. İlk çıkacak olan dişler süt dişleridir. 2 ya da 3 yaşına kadar süt dişlerinin hepsini çıkartmış olurlar. Daha sonrasında bu süt dişler, bebeğiniz 6-7 yaşına geldiği zaman yerini gerçek dişlere yani yetişkin dişlerine bırakır. Diş çıkartma belirtileri her ne kadar klinik olarak sorunlara neden olmasa da bazı belirtileri sağlık sorunu varmış gibi görülebilmektedir. Bu durumda aileleri endişelendirmektedir. Bu yazımızda da bebeğinizin diş çıkarmaya başlayıp başlamadığını anlatacağız. Dişlerin Çıkmaya Başladığı Nasıl Anlaşılır? Bebeğinizi yakından gözlemlediğimizde bazı diş çıkartma belirtilerini fark edebilirsiniz. Bu belirtiler; Bebeğinizin uyku düzeninde bozulmaların olması, geceleri ağlayarak kalkması Çok fazla salya akıtmaya başlaması ve artan salya kaynaklı öksürüğün olması Ağız kenarında salyadan kaynaklı tahrişlerin olması Sürekli olarak bir nesneyi veya ellerini ısırmaya çalışması Bebeğinizde aniden iştahsızlık başlaması, anne sütü ya da biberonu daha çok istemesi Hafif ishal olmaya başlaması Bebeğinizin elini sürekli yanağına ya da kulağına doğru götürmesi ve bu bölgelerde ağrının olması ya da oralarının sürekli kaşıması Diş etlerinde kızarıklık ya da şişlik olması gibi belirtilerin olmasıdır. Bunun dışında bebeğinizin ateşlenmesinin diş çıkartmadan kaynaklı olduğuna dair doğru bilinen bir yanlışta vardır. Yapılan araştırmalar sonucu diş çıkartmanın bebekte 38 derece ve üstü ateşlenme yapmadığı, eğer bebeğinizde ateşlenme varsa bunun viral ya da bakteriyel enfeksiyon kapmasından kaynaklı olabileceği yönündedir. Eğer sizin de bebeğinizde yukarıda bahsedilen durumlar görülmeye başladıysa, bebeğinizin diş çıkarma sürecine girmiş olduğunu söyleyebiliriz.   Bu Dönemde Bebeğinizde Nelere Dikkat Etmelisiniz? Bu dönemde bebeğiniz biraz rahatsız hissedecektir ve bu çok normal bir süreçtir. Her bebeğin yaşaması gereken bu dönem de, onun gündelik hayatını kolaylaştırmak ve bebeğinizi rahat ettirmeniz için aşmanız ve baş etmeniz gereken birkaç şeyi de yapmalısınız. Ancak merak etmeyin günümüzde gelişen koşullar sayesinde bu rahatsızlıkları aşmak için bazı yöntemler var. Onu rahatlatmak için yapabileceğiniz şeylerin ipuçlarından bahsedecek olursak; Diş Eti Kaşıntıları Bu dönemde yeni dişler çıkarken bebeğinizin diş etleri kaşınmaya başlayacaktır. Bu kaşıntılar bebeğinizin huysuzlaşmasına sebep olabilir. Uyku düzeni bozulabilir. Onu böyle bir dönemde daha iyi hissettirmek için değişik materyaller kullanabilirsiniz. Örneğin ona diş kaşıyıcı almayı düşünebilirsiniz. Yalnız dikkat edilmesi gereken başka bir nokta ise bu kaşıyıcıların kimyasal boya içermemesi. Piyasada maalesef kalitesiz ve zararlı birçok ürün bulunmakta. Bu yüzden doktorunuzdan tavsiye isteyebilirsiniz. Diş Etlerinde Görülen Ağrılar İlk defa çıkan dişleri bebeklerde maalesef bazı diş eti ağrılarına sebep oluyor. Ancak üzülmenize gerek yok çünkü bu ağrılara pratik ve kolay bir şekilde çözüm bulabilirsiniz. Doktorunuzdan öğreneceğiniz bazı krem veya jeller sayesinde ağrılarını hafifletebilirsiniz. Bunlar bebeklerin diş ağrılarını hafifleten merhemlerdir. Kolay bir şekilde uygulanırlar. Bebeğiniz ağzını açarak diş etlerine, özellikle dişlerin çıkmaya başladığı noktalar sürebilirsiniz. Ayrıca sargı bezi ile bebeğinizin diş çıkaracağı bölgeye soğuk uygulama yapmanızda onun ağrısını hafifletecek yöntemlerden biridir. Diş Çıkarma Döneminde Rastlanabilecek Sorunlar Daha önce de bahsettiğimiz gibi, bebeğinizin bu süreçte ateşlenmesi normaldir. Ancak, ateşini ölçtüğünüzde 38 dereceden daha yüksek bir sayıyla karşılaşırsanız tabii ki daha dikkatli olunması gerekir. Bunun yanında eğer bebeğinizde normalden farklı durumlar fark ediyorsanız, özellikle fiziksel, doktor tavsiyesine ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz. Eğer ishal gibi bir rahatsızlık var ise ve öksürük veya kusma gibi sorunlar da eşlik ediyorsa kesinlikle doktorunuza başvurmalısınız. Çünkü bu belirtileri bebeğinizde bir enfeksiyon sorununun olduğunu gösteriyor olarak kabul etmelisiniz. Zira bu dönemde bebeğiniz ağzına her nesneyi atacağı için enfeksiyon kapması normal olduğu gibi bebeklerin bağışıklıkları çok düşük olacaktır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4168" class="elementor elementor-4168">
				<div class="elementor-element elementor-element-32cea9a e-flex e-con-boxed wpr-particle-no wpr-jarallax-no wpr-parallax-no wpr-sticky-section-no e-con e-parent" data-id="32cea9a" data-element_type="container" data-settings="{&quot;background_background&quot;:&quot;classic&quot;}">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-4637a33 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4637a33" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebekler büyüme ve gelişme süreçleri içerisindeyken birçok değişimleri de yaşar. Boyunun uzaması, organlarının büyümesi gibi normal gelişim süreçlerinde gelişen olaylardan bir tanesi de diş çıkarmalarıdır. Doğduğunda ağzının içinde gömülü olarak bulunan dişler, gelişimlerini tamamladıkları zaman diş etlerini yararak ağız boşluğuna ulaşmaya çalışır. İşte bu duruma diş çıkarma denir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5c1e20a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5c1e20a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerin diş çıkarma zamanları farklılık gösterse de genel olarak 4 ila 6 aylıkken diş eti kabarmasından ortalama 4 gün sonra dişlerini çıkartmaya başlayabilirler diyebiliriz. İlk çıkacak olan dişler süt dişleridir. 2 ya da 3 yaşına kadar süt dişlerinin hepsini çıkartmış olurlar. Daha sonrasında bu süt dişler, bebeğiniz 6-7 yaşına geldiği zaman yerini gerçek dişlere yani yetişkin dişlerine bırakır. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-56f2e20 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="56f2e20" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Diş çıkartma belirtileri her ne kadar klinik olarak sorunlara neden olmasa da bazı belirtileri sağlık sorunu varmış gibi görülebilmektedir. Bu durumda aileleri endişelendirmektedir. Bu yazımızda da bebeğinizin diş çıkarmaya başlayıp başlamadığını anlatacağız. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-fde8655 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="fde8655" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Dişlerin Çıkmaya Başladığı Nasıl Anlaşılır?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-c175bd2 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c175bd2" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebeğinizi yakından gözlemlediğimizde bazı diş çıkartma belirtilerini fark edebilirsiniz. Bu belirtiler; </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-a8c3129 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="a8c3129" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul><li>Bebeğinizin uyku düzeninde bozulmaların olması, geceleri ağlayarak kalkması</li><li>Çok fazla salya akıtmaya başlaması ve artan salya kaynaklı öksürüğün olması</li><li>Ağız kenarında salyadan kaynaklı tahrişlerin olması</li><li>Sürekli olarak bir nesneyi veya ellerini ısırmaya çalışması</li><li>Bebeğinizde aniden iştahsızlık başlaması, anne sütü ya da biberonu daha çok istemesi</li><li>Hafif ishal olmaya başlaması</li><li>Bebeğinizin elini sürekli yanağına ya da kulağına doğru götürmesi ve bu bölgelerde ağrının olması ya da oralarının sürekli kaşıması</li><li>Diş etlerinde kızarıklık ya da şişlik olması</li></ul>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-78803f4 elementor-widget__width-initial elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="78803f4" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> gibi belirtilerin olmasıdır. Bunun dışında bebeğinizin ateşlenmesinin diş çıkartmadan kaynaklı olduğuna dair doğru bilinen bir yanlışta vardır. Yapılan araştırmalar sonucu diş çıkartmanın bebekte 38 derece ve üstü ateşlenme yapmadığı, eğer bebeğinizde ateşlenme varsa bunun viral ya da bakteriyel enfeksiyon kapmasından kaynaklı olabileceği yönündedir.

Eğer sizin de bebeğinizde yukarıda bahsedilen durumlar görülmeye başladıysa, bebeğinizin diş çıkarma sürecine girmiş olduğunu söyleyebiliriz.

 </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-0ac3a24 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="0ac3a24" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bu Dönemde Bebeğinizde Nelere Dikkat Etmelisiniz?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-51bf616 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="51bf616" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bu dönemde bebeğiniz biraz rahatsız hissedecektir ve bu çok normal bir süreçtir. Her bebeğin yaşaması gereken bu dönem de, onun gündelik hayatını kolaylaştırmak ve bebeğinizi rahat ettirmeniz için aşmanız ve baş etmeniz gereken birkaç şeyi de yapmalısınız. Ancak merak etmeyin günümüzde gelişen koşullar sayesinde bu rahatsızlıkları aşmak için bazı yöntemler var. Onu rahatlatmak için yapabileceğiniz şeylerin ipuçlarından bahsedecek olursak; </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-52238dd elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="52238dd" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Diş Eti Kaşıntıları</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-afc405b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="afc405b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bu dönemde yeni dişler çıkarken bebeğinizin diş etleri kaşınmaya başlayacaktır. Bu kaşıntılar bebeğinizin huysuzlaşmasına sebep olabilir. Uyku düzeni bozulabilir. Onu böyle bir dönemde daha iyi hissettirmek için değişik materyaller kullanabilirsiniz. 
Örneğin ona diş kaşıyıcı almayı düşünebilirsiniz. Yalnız dikkat edilmesi gereken başka bir nokta ise bu kaşıyıcıların kimyasal boya içermemesi. Piyasada maalesef kalitesiz ve zararlı birçok ürün bulunmakta. Bu yüzden doktorunuzdan tavsiye isteyebilirsiniz.
 </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-1fb37c2 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="1fb37c2" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Diş Etlerinde Görülen Ağrılar</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ddf186b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ddf186b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> İlk defa çıkan dişleri bebeklerde maalesef bazı diş eti ağrılarına sebep oluyor. Ancak üzülmenize gerek yok çünkü bu ağrılara pratik ve kolay bir şekilde çözüm bulabilirsiniz. Doktorunuzdan öğreneceğiniz bazı krem veya jeller sayesinde ağrılarını hafifletebilirsiniz. Bunlar bebeklerin diş ağrılarını hafifleten merhemlerdir. Kolay bir şekilde uygulanırlar. Bebeğiniz ağzını açarak diş etlerine, özellikle dişlerin çıkmaya başladığı noktalar sürebilirsiniz.
Ayrıca sargı bezi ile bebeğinizin diş çıkaracağı bölgeye soğuk uygulama yapmanızda onun ağrısını hafifletecek yöntemlerden biridir. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9f7b990 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="9f7b990" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Diş Çıkarma Döneminde Rastlanabilecek Sorunlar</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9b9ddb8 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9b9ddb8" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Daha önce de bahsettiğimiz gibi, bebeğinizin bu süreçte ateşlenmesi normaldir. Ancak, ateşini ölçtüğünüzde 38 dereceden daha yüksek bir sayıyla karşılaşırsanız tabii ki daha dikkatli olunması gerekir. Bunun yanında eğer bebeğinizde normalden farklı durumlar fark ediyorsanız, özellikle fiziksel, doktor tavsiyesine ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz. 
Eğer ishal gibi bir rahatsızlık var ise ve öksürük veya kusma gibi sorunlar da eşlik ediyorsa kesinlikle doktorunuza başvurmalısınız. Çünkü bu belirtileri bebeğinizde bir enfeksiyon sorununun olduğunu gösteriyor olarak kabul etmelisiniz. Zira bu dönemde bebeğiniz ağzına her nesneyi atacağı için enfeksiyon kapması normal olduğu gibi bebeklerin bağışıklıkları çok düşük olacaktır. </em>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-dis-cikarma-belirtileri-ve-ipuclari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde D Vitaminin Önemi Nedir?</title>
		<link>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-d-vitaminin-onemi-nedir/</link>
					<comments>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-d-vitaminin-onemi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jul 2024 17:55:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[BEBEK BAKIMI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yenianne.com.tr/?p=4122</guid>

					<description><![CDATA[Bebeklerde d vitamini ihtiyacı ve takviyeler konusu sağlıklı yaşam için çok önemli bir mevzudur. D vitamininin vücuttaki görevi, kemik ve kan dolaşımındaki kalsiyum dengesini sağlamaktır. Bebeklerin tüm gelişim dönemlerinde sağlıklı büyümeleri ve gelişmeleri için beslenmelerine dikkat edildiği kadar takviye olarak alması gereken vitaminlerinde önemi büyüktür. Bu vitamin takviyelerinden biri de D vitaminidir. Olası kemik hastalıklarının önlenmesinde ve bağışıklık sisteminin gelişmesinde büyük rol oynar.D vitamini bebeğin, vücudundaki kalsiyumu emerek kemiklerin gelişip kuvvetlenmesinde kullanır. D vitamini sadece bebekler için değil, kişilerin tüm yaşamları boyunca ihtiyaç duydukları temel vitaminlerden biridir. Ayrıca immün sistem ve sinir sistemi sağlığı için de destekleyici bir fonksiyona sahiptir. Bebeklerin Günlük D Vitamini İhtiyacı Nedir? Bebekler için en önemli vitamin deposu olan anne sütü D vitamini konusun da yetersiz kalabilmektedir. Bu nedenle doktorunuzun önerdiği dozda bebeğinize D vitaminini mutlaka vermelisiniz. Bebeklerin D vitamine olan ihtiyaçlarının önemine değinen Amerika Pediatri Akademisi ve diğer uluslararası kuruluşlar bu konuda öneriler hazırlamış ve dünya çapında yayımlamışlardır. Bu önerilere göre; Bebeklere 1 yaşına kadar 400 IU’luk D vitamini damlası ,1 yaşından sonra 2 yaşına kadar ise 600 IU’luk D vitamini damlası verilmelidir. Prematüre bebeklere 1 günde 400 IU D vitamini verilmelidir. Bebeğe D vitamini, doğduğu ilk günden itibaren düzenli olarak ağızdan verilmelidir. Anne bebeğini emziriyor ve annede de D vitamini eksikliği varsa bebeği dünyaya geldiği andan itibaren annenin de D vitamini kullanması gerekmektedir. Bebeklerin D Vitamini Takviyesi Nasıl Olmalıdır? Yurdumuz bol güneşli bir ülke olmasına rağmen kadınların hamilelik dönemlerinde D vitamini eksikliğine çok sık rastlanır. Bu sebeple doğacak bebeğe anne karnındayken D vitamini takviyesi de yapılmalıdır. Bebeklerin D vitamini eksikliği nedeniyle gelişim bozukluğu yaşamaması için, aile hekiminiz ya da çocuk doktorunuz ile gereken takviyeler planlanmalıdır.Bebeğinizin kemik gelişimi için ihtiyaç duyduğu günlük D vitamini takviyesini 2005 yılında T.C. Sağlık Bakanlığı D vitamini destek programı çerçevesinde yenidoğan bebeklere 1 yaşına kadar ücretsiz olarak D vitamini damlası dağıtılmaktadır. D vitaminiyle bağışıklık sisteminin güçlendirmesi sağlanırken, bebeğin beslenme, uyku, oyun ihtiyaçları da planlanarak sağlıklı büyümesine yardım edilmelidir. Ayrıca bebeğinizin beslenme kalitesini anne sütüne destek amaçlı olarak arttırmak isterseniz doktorunuzla konuşarak “devam sütü” takviyesiyle de desteklenebilirsiniz. Anne sütü ve devam sütü günlük olarak 900 ml. tüketildiğinde yeterli miktarda günlük D vitamini ihtiyacını almış olur bebeğiniz. D Vitamini Kaynakları Nelerdir? D vitamininin en önemli kaynağı güneştir. %95’lik kısmı deri tarafından sentezlenen güneşten gelen ultraviole ışınları ile alınmaktayken %5’lik kısmı yalnızca yiyeceklerden alınabilmektedir. Bebeğiniz 6. ayını doldurduğu zaman ek gıdaya başladığında ayına uyun gıdalarla doktorunun onayı doğrultusunda D vitamini içeren yemekler verebilirsiniz. Bu ek gıdalara bakacak olursak; uskumru, hamsi ve somon balığı gibi besin maddeleri sayılabilir. Yağlı balıklar (uskumru, hamsi ve somon balığı) Yumurta özellikle yumurta sarısı Karaciğer Süt ve süt ürünleri Taze sıkılmış meyve suları (portakal suyu vb.) Maydanoz Ayrıca D vitaminini damla olarak alabileceğiniz gibi, devam sütü kullanarak ta takviye etmiş olursunuz. Bebeklerde D Vitamini Eksikliği Belirtileri Nedir? Bebeklerde D vitamini eksikliği belirtileri şunlardır; Büyüme ve gelişmede akranlarından geri kalma, Kemik yapılarındaki bozukluklar. Sık aralıklarla görülen enfeksiyonlar Üşüme Huzursuzluk İştah kaybı Solunum problemleri Diş problemleri Aktivite eksikliği gibi belirtiler görülebilir. Bebeğin D Vitamini İhtiyacı İçin Neler Yapılabilir? D vitamini doğal olarak güneş ışınlarının deride sentezlenmesiyle oluşur. Bu nedenle bebeğin ihtiyacını karşılamak için uygun koşullarda güneş banyosu yapılması ve D vitamini içeren gıdaların seçilmesi ihtiyaca yeterince cevap verebilir. Eğer bebek için D vitaminini ihtiyacı halen daha varsa o zaman çocuk doktorunuzla konuşarak bebeğinize uygun D vitamini damla olarak kullanmalısınız. Bebeklere Güneş Banyosu Nasıl Yaptırılır? Annelerin bu konuda bilgilendirilmesi gerekir. Bebeğin cildinde D vitamini sentezi yapılabilmesi için en uygun saat güneşin en etkin olduğu zaman aralığı olan sabah 11.00 ve 15.00 arasıdır. Bebeğin her gün 20-25 dakikadan az olmamak kaydıyla yüzünün, ellerinin ve ayaklarının güneş ışığı ile temas etmesi gerekir. Güneş ışığının direkt gelmesine dikkat edilmelidir. Cam, perde gibi nesnelerin arkasından gelen ışık beklenen faydayı sağlamaz. Bebeklerin ek gıdaya başlamaları için en uygun zaman, onların 6 ayını doldurdukları dönemlerdir. Bu dönemlerde bebeğe verilecek ek gıdalarda seçici olmalı, vitamin ve mineral bakımından zengin içerikli gıdalar tercih edilmelidir. Rutin güneş banyolarını yaptırmayı unutmayınız.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4122" class="elementor elementor-4122">
				<div class="elementor-element elementor-element-e9ee0b3 e-flex e-con-boxed wpr-particle-no wpr-jarallax-no wpr-parallax-no wpr-sticky-section-no e-con e-parent" data-id="e9ee0b3" data-element_type="container" data-settings="{&quot;background_background&quot;:&quot;classic&quot;}">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-6c8a011 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6c8a011" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em><strong>Bebeklerde d vitamini ihtiyacı ve takviyeler</strong> konusu sağlıklı yaşam için çok önemli bir mevzudur. D vitamininin vücuttaki görevi, kemik ve kan dolaşımındaki kalsiyum dengesini sağlamaktır. Bebeklerin tüm gelişim dönemlerinde sağlıklı büyümeleri ve gelişmeleri için beslenmelerine dikkat edildiği kadar takviye olarak alması gereken vitaminlerinde önemi büyüktür. Bu vitamin takviyelerinden biri de D vitaminidir. Olası kemik hastalıklarının önlenmesinde ve bağışıklık sisteminin gelişmesinde büyük rol oynar.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-d45c90e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="d45c90e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>D vitamini bebeğin, vücudundaki kalsiyumu emerek kemiklerin gelişip kuvvetlenmesinde kullanır. D vitamini sadece bebekler için değil, kişilerin tüm yaşamları boyunca ihtiyaç duydukları temel vitaminlerden biridir. Ayrıca immün sistem ve sinir sistemi sağlığı için de destekleyici bir fonksiyona sahiptir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-3f245cc elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="3f245cc" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerin Günlük D Vitamini İhtiyacı Nedir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ccae7d1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ccae7d1" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebekler için en önemli vitamin deposu olan anne sütü D vitamini konusun da yetersiz kalabilmektedir. Bu nedenle doktorunuzun önerdiği dozda bebeğinize D vitaminini mutlaka vermelisiniz.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-531fa48 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="531fa48" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebeklerin D vitamine olan ihtiyaçlarının önemine değinen Amerika Pediatri Akademisi ve diğer uluslararası kuruluşlar bu konuda öneriler hazırlamış ve dünya çapında yayımlamışlardır.

Bu önerilere göre;</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-d3899e7 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="d3899e7" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul><li>Bebeklere 1 yaşına kadar 400 IU’luk D vitamini damlası ,1 yaşından sonra 2 yaşına kadar ise 600 IU’luk D vitamini damlası verilmelidir.</li><li>Prematüre bebeklere 1 günde 400 IU D vitamini verilmelidir.</li><li>Bebeğe D vitamini, doğduğu ilk günden itibaren düzenli olarak ağızdan verilmelidir.</li><li>Anne bebeğini emziriyor ve annede de D vitamini eksikliği varsa bebeği dünyaya geldiği andan itibaren annenin de D vitamini kullanması gerekmektedir.</li></ul>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-a0d5c52 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="a0d5c52" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerin D Vitamini Takviyesi Nasıl Olmalıdır?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-19cf1e4 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="19cf1e4" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Yurdumuz bol güneşli bir ülke olmasına rağmen kadınların hamilelik dönemlerinde D vitamini eksikliğine çok sık rastlanır. Bu sebeple doğacak bebeğe anne karnındayken D vitamini takviyesi de yapılmalıdır. Bebeklerin D vitamini eksikliği nedeniyle gelişim bozukluğu yaşamaması için, aile hekiminiz ya da çocuk doktorunuz ile gereken takviyeler planlanmalıdır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-8a27f1d elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="8a27f1d" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeğinizin kemik gelişimi için ihtiyaç duyduğu günlük D vitamini takviyesini 2005 yılında T.C. Sağlık Bakanlığı D vitamini destek programı çerçevesinde yenidoğan bebeklere 1 yaşına kadar ücretsiz olarak D vitamini damlası dağıtılmaktadır. D vitaminiyle bağışıklık sisteminin güçlendirmesi sağlanırken, bebeğin beslenme, uyku, oyun ihtiyaçları da planlanarak sağlıklı büyümesine yardım edilmelidir. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-7fb13b1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7fb13b1" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Ayrıca bebeğinizin beslenme kalitesini anne sütüne destek amaçlı olarak arttırmak isterseniz doktorunuzla konuşarak “devam sütü” takviyesiyle de desteklenebilirsiniz. Anne sütü ve devam sütü günlük olarak 900 ml. tüketildiğinde yeterli miktarda günlük D vitamini ihtiyacını almış olur bebeğiniz. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-6805464 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="6805464" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">D Vitamini Kaynakları Nelerdir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ba8f781 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ba8f781" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> D vitamininin en önemli kaynağı güneştir. %95’lik kısmı deri tarafından sentezlenen güneşten gelen ultraviole ışınları ile alınmaktayken %5’lik kısmı yalnızca yiyeceklerden alınabilmektedir. 
Bebeğiniz 6. ayını doldurduğu zaman ek gıdaya başladığında ayına uyun gıdalarla doktorunun onayı doğrultusunda D vitamini içeren yemekler verebilirsiniz.  Bu ek gıdalara bakacak olursak; uskumru, hamsi ve somon balığı gibi besin maddeleri sayılabilir.
 </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-12429e8 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="12429e8" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul>
 	<li>Yağlı balıklar (uskumru, hamsi ve somon balığı)</li>
 	<li>Yumurta özellikle yumurta sarısı</li>
 	<li>Karaciğer</li>
 	<li>Süt ve süt ürünleri</li>
 	<li>Taze sıkılmış meyve suları (portakal suyu vb.)</li>
 	<li>Maydanoz</li>
</ul>
								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5d50bf0 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5d50bf0" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Ayrıca D vitaminini damla olarak alabileceğiniz gibi, devam sütü kullanarak ta takviye etmiş olursunuz. 
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-a828ba1 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="a828ba1" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde D Vitamini Eksikliği Belirtileri Nedir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-dccec84 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="dccec84" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerde D vitamini eksikliği belirtileri şunlardır;
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9ec13e1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9ec13e1" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul>
 	<li>Büyüme ve gelişmede akranlarından geri kalma,</li>
 	<li>Kemik yapılarındaki bozukluklar.</li>
 	<li>Sık aralıklarla görülen enfeksiyonlar</li>
 	<li>Üşüme</li>
 	<li>Huzursuzluk</li>
 	<li>İştah kaybı</li>
 	<li>Solunum problemleri</li>
 	<li>Diş problemleri</li>
 	<li>Aktivite eksikliği gibi belirtiler görülebilir.</li>
</ul>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-3b8ead2 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="3b8ead2" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeğin D Vitamini İhtiyacı İçin Neler Yapılabilir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-faedc2c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="faedc2c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> D vitamini doğal olarak güneş ışınlarının deride sentezlenmesiyle oluşur. Bu nedenle bebeğin ihtiyacını karşılamak için uygun koşullarda güneş banyosu yapılması ve D vitamini içeren gıdaların seçilmesi ihtiyaca yeterince cevap verebilir. Eğer bebek için D vitaminini ihtiyacı halen daha varsa o zaman çocuk doktorunuzla konuşarak bebeğinize uygun D vitamini damla olarak kullanmalısınız. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-d33e3ad elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="d33e3ad" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklere Güneş Banyosu Nasıl Yaptırılır?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e11143b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e11143b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Annelerin bu konuda bilgilendirilmesi gerekir. Bebeğin cildinde D vitamini sentezi yapılabilmesi için en uygun saat güneşin en etkin olduğu zaman aralığı olan sabah 11.00 ve 15.00 arasıdır. Bebeğin her gün 20-25 dakikadan az olmamak kaydıyla yüzünün, ellerinin ve ayaklarının güneş ışığı ile temas etmesi gerekir. Güneş ışığının direkt gelmesine dikkat edilmelidir. Cam, perde gibi nesnelerin arkasından gelen ışık beklenen faydayı sağlamaz.
Bebeklerin ek gıdaya başlamaları için en uygun zaman, onların 6 ayını doldurdukları dönemlerdir. Bu dönemlerde bebeğe verilecek ek gıdalarda seçici olmalı, vitamin ve mineral bakımından zengin içerikli gıdalar tercih edilmelidir. Rutin güneş banyolarını yaptırmayı unutmayınız.</em>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-d-vitaminin-onemi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Bağışıklık Sistemini Destekleyen Yiyecekler</title>
		<link>https://yenianne.com.tr/beslenme/bebeklerde-bagisiklik-sistemini-destekleyen-yiyecekler/</link>
					<comments>https://yenianne.com.tr/beslenme/bebeklerde-bagisiklik-sistemini-destekleyen-yiyecekler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jul 2024 17:08:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BESLENME]]></category>
		<category><![CDATA[GENEL]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yenianne.com.tr/?p=4074</guid>

					<description><![CDATA[Bebeklerde bağışıklık sistemini oluşturan birinci faktör ilk bebeklerin aşısı olarak nitelenen anne sütü, içeriğindeki antikorlar ile onlar için besin değeri en yüksek ve en temel gıdadır. Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olabilmeleri için ilk 6 ay anne sütü içmeliler. Anne sütü yokluğunda ya da yetersiz olması durumunda mutlaka hekiminize danışın. Bebek 6 ayına girdiğinde ek gıdaya geçmeye başlar ve ek gıdaya geçilmesi ile birlikte bebeklerin bir takım mineral ve vitaminleri alabilmesi için destekleyici gıdalar almaya da ihtiyacı vardır. Bu gıdalar onların keyif alarak rahatlıkla tüketebileceği normlarda hazırlanmalı ve de gerekli durumlarda doktor kontrolü ile alerjen olasılığı düşünülerek fizyolojik yapılarına uygun olan bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır. Bebeklerde Bağışıklık Sistemi Neden Zayıftır? Bebeklerin gelişmiş bir bağışıklık sistemi olmadığı gibi bağırsak yapıları da anne sütünün yanı sıra dışarıdan aldıkları her besinde farklılık gösterebilmekte, günlük aktivitelerinin yanı sıra uyku düzenlerini dahi doğrudan etkileyebilmektedir. Anne sütünün besin değerlerinin yeterli gelmemesi, annenin doğru beslenememesi, aileden gelen genetik yatkınlık, kromozon anomalileri , günlük yaşam alanlarının uygun olmaması, düzenli uyku alışkanlığına sahip olunamaması, düzenli aşılarının yapılamaması, vitamin ve mineral bakımından yetersiz kalan ek gıdaların tüketilmiş olması bebeklerin bağışıklık sistemini doğrudan etkilemektedir. Bebeklerin Bağırsaklarının Çalışması için Gerekli Gıdalar Ek gıdaya başlayan bebeğin bağırsaklarını zorlamadan, rahatlıkla ve yumuşak kıvamda tuvaletini yapabilmesi için öğünlerine tahıl ve lif yönünden zengin gıdalarla birlikte probiyotik açısından zengin ayran, kefir gibi gıdaların tüketimine önem verilmelidir. Kayısı, incir ve armut gibi lif oranı yüksek besinler dışkılarının daha yumuşak çıkmasına olanak sağlarken, probiyotik içeriği yüksek besinler de kabızlık oluşumunun önüne geçecektir.Bebeğin bağırsak hareketliliği için sıvı alımı da önemlidir. 6 aydan büyük olsa da anne sütü varsa anne sütüne ya da anne sütü yokluğu ya da yetersizliği durumunda uygun devam sütü alımına, meyve suyu gibi sıvıları da tüketmesi gerekmektedir.Özellikle emziren anneler, doğrudan anne sütü ile bebeklerinin bağırsak yapılarını etkiliyor olduklarından beslenmelerine ekstra dikkat etmeli, probiyotik yönünden zengin gıda tüketimini, sebze tüketimini arttırarak baharatlı gıdaların alımını azaltmalılardır. Bebeklerin Bağışıklık Sistemi için Gerekli Besinler Bebeklerde bağışıklık sisteminin destekleyen yiyecekler sindirimi kolaylaştırıp, günlük aktivitelerini keyifle yapmalarını sağlarken, uyku düzenleri için de büyük öneme sahiptir. Bu yiyecekleri şu şekilde sıralayabiliriz; Yoğurt Bağırsakta yararlı bakterilerin oluşumu bakımından içeriğindeki yüksek probiyotikler sayesinde yalnızca sindirim ve bağışıklık sistemi için değil, bebeklerin kemik gelişimine de büyük katkı sağlamaktadır. Bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin çoğalmasında katkı sağlar. Ancak bebeğinizin süt alerjisi gibi bir rahatsızlığı varsa yoğurt tüketimine dikkat edilmesi gerekmektedir. Laktoz alerjisi olan bebekler yoğurt tüketimi yapabilmektedir. Yumurta Aminoasit bakımından zengin olan yumurta; A, B, D vitaminleri ile çinko ve demir bakımından en güçlü besinler arasında yerini almaktadır. Bebeğinizin hem zeka gelişimini sağlamakta hem de bağışıklığını güçlendirmektedir. Havuç İçeriğindeki A ve C vitaminlerinin zenginliği ile beyaz kan hücrelerinin oluşumunda önemli bir yere sahip olup, dışarıdan gelebilecek virüslere karşı da doğal bir koruma kalkanı görevi görmektedir. Tatlı Patates Muhteşem bir potasyum kaynağı olan patates, bebeklerin bağışıklık sistemini güçlendirmekle kalmayıp içeriğindeki beta-karoten sayesinde de gelişimlerine büyük katkı sağlamaktadır. Sebze Ispanak, brokoli, pırasa gibi yeşil yapraklı sebzeler bebeklerin ihtiyacı olan tüm antioksidanları içeriklerinde barındırdıklarından bağırsak sistemlerinin sağlıklı bir biçimde çalışmasına fayda sağlarken aynı zamanda hastalıklara karşı da hücreleri korumaya alarak, DNA onarımını büyük ölçüde etkilemektedir. Bebekler için püre haline getirilerek tüketimi oldukça kolay olup, bebeklerin tuvaletlerini zorlanmadan yumuşak dışkılamalarına da imkân vermektedir. Kuruyemişler Özellikle fındık, ceviz, badem gibi içerisinde bol miktarda bulunan çinko, omega 3 yağ asidi ve E vitamini bakımından zengin kuruyemişleri tüketmesini sağlamak bebeğiniizn bağışıklık sistemi açısından faydalı olacaktır.Bebeklerde beslenmeye bağlı olarak bağırsak problemleri ile sıklıkla karşılaşılmaktadır. Doğru gıda alımı ile beslenmesi desteklenmeyen bebeklerde kusma, karın şişliği, dışkıda sertlik ve bağırsakta biriken dışkı ve gaz sebebi ile süregelen ağrıya bağlı ağlama nöbetleri görülür.  Bilinçli ebeveynler olarak bu problemler ortaya çıkmadan gerekli önlemleri almak ve onların minik bünyelerini yormayacak ve bağırsak floralarını tehlikeye atmayacak şekilde beslenme alışkanlıkları edinmek gerekir.  ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4074" class="elementor elementor-4074">
				<div class="elementor-element elementor-element-fc8b6ed e-flex e-con-boxed wpr-particle-no wpr-jarallax-no wpr-parallax-no wpr-sticky-section-no e-con e-parent" data-id="fc8b6ed" data-element_type="container" data-settings="{&quot;background_background&quot;:&quot;classic&quot;}">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-56394f1 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="56394f1" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bebeklerde bağışıklık sistemini oluşturan birinci faktör ilk bebeklerin aşısı olarak nitelenen anne sütü, içeriğindeki antikorlar ile onlar için besin değeri en yüksek ve en temel gıdadır. Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olabilmeleri için ilk 6 ay anne sütü içmeliler. Anne sütü yokluğunda ya da yetersiz olması durumunda mutlaka hekiminize danışın. Bebek 6 ayına girdiğinde ek gıdaya geçmeye başlar ve ek gıdaya geçilmesi ile birlikte bebeklerin bir takım mineral ve vitaminleri alabilmesi için destekleyici gıdalar almaya da ihtiyacı vardır. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-0bb3b4e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="0bb3b4e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bu gıdalar onların keyif alarak rahatlıkla tüketebileceği normlarda hazırlanmalı ve de gerekli durumlarda doktor kontrolü ile alerjen olasılığı düşünülerek fizyolojik yapılarına uygun olan bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4f400a8 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="4f400a8" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Bağışıklık Sistemi Neden Zayıftır?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-c1aec05 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c1aec05" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerin gelişmiş bir bağışıklık sistemi olmadığı gibi bağırsak yapıları da anne sütünün yanı sıra dışarıdan aldıkları her besinde farklılık gösterebilmekte, günlük aktivitelerinin yanı sıra uyku düzenlerini dahi doğrudan etkileyebilmektedir. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ecd6e21 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ecd6e21" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Anne sütünün besin değerlerinin yeterli gelmemesi, annenin doğru beslenememesi, aileden gelen genetik yatkınlık, kromozon anomalileri , günlük yaşam alanlarının uygun olmaması, düzenli uyku alışkanlığına sahip olunamaması, düzenli aşılarının yapılamaması, vitamin ve mineral bakımından yetersiz kalan ek gıdaların tüketilmiş olması bebeklerin bağışıklık sistemini doğrudan etkilemektedir. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5b11820 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="5b11820" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerin Bağırsaklarının Çalışması için Gerekli Gıdalar</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-1473b84 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="1473b84" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Ek gıdaya başlayan bebeğin bağırsaklarını zorlamadan, rahatlıkla ve yumuşak kıvamda tuvaletini yapabilmesi için öğünlerine tahıl ve lif yönünden zengin gıdalarla birlikte probiyotik açısından zengin ayran, kefir gibi gıdaların tüketimine önem verilmelidir. Kayısı, incir ve armut gibi lif oranı yüksek besinler dışkılarının daha yumuşak çıkmasına olanak sağlarken, probiyotik içeriği yüksek besinler de kabızlık oluşumunun önüne geçecektir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e0a7ee0 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e0a7ee0" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeğin bağırsak hareketliliği için sıvı alımı da önemlidir. 6 aydan büyük olsa da anne sütü varsa anne sütüne ya da anne sütü yokluğu ya da yetersizliği durumunda uygun devam sütü alımına, meyve suyu gibi sıvıları da tüketmesi gerekmektedir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-f432f79 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="f432f79" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Özellikle emziren anneler, doğrudan anne sütü ile bebeklerinin bağırsak yapılarını etkiliyor olduklarından beslenmelerine ekstra dikkat etmeli, probiyotik yönünden zengin gıda tüketimini, sebze tüketimini arttırarak baharatlı gıdaların alımını azaltmalılardır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-b4a0a19 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="b4a0a19" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerin Bağışıklık Sistemi için Gerekli Besinler</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-3c6c1c4 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3c6c1c4" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerde bağışıklık sisteminin destekleyen yiyecekler sindirimi kolaylaştırıp, günlük aktivitelerini keyifle yapmalarını sağlarken, uyku düzenleri için de büyük öneme sahiptir. 
Bu yiyecekleri şu şekilde sıralayabiliriz;
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-b35b4cc elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="b35b4cc" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Yoğurt</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ad72af4 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ad72af4" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bağırsakta yararlı bakterilerin oluşumu bakımından içeriğindeki yüksek probiyotikler sayesinde yalnızca sindirim ve bağışıklık sistemi için değil, bebeklerin kemik gelişimine de büyük katkı sağlamaktadır. Bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin çoğalmasında katkı sağlar.
Ancak bebeğinizin süt alerjisi gibi bir rahatsızlığı varsa yoğurt tüketimine dikkat edilmesi gerekmektedir. Laktoz alerjisi olan bebekler yoğurt tüketimi yapabilmektedir. 
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-75d8e44 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="75d8e44" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Yumurta</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ca1aea3 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ca1aea3" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Aminoasit bakımından zengin olan yumurta; A, B, D vitaminleri ile çinko ve demir bakımından en güçlü besinler arasında yerini almaktadır. Bebeğinizin hem zeka gelişimini sağlamakta hem de bağışıklığını güçlendirmektedir.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5b099a0 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="5b099a0" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Havuç</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4d6043e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4d6043e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> İçeriğindeki A ve C vitaminlerinin zenginliği ile beyaz kan hücrelerinin oluşumunda önemli bir yere sahip olup, dışarıdan gelebilecek virüslere karşı da doğal bir koruma kalkanı görevi görmektedir.
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-b2897cd elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="b2897cd" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Tatlı Patates</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-96f456c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="96f456c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Muhteşem bir potasyum kaynağı olan patates, bebeklerin bağışıklık sistemini güçlendirmekle kalmayıp içeriğindeki beta-karoten sayesinde de gelişimlerine büyük katkı sağlamaktadır.
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9c81b58 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="9c81b58" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Sebze</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-841e17b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="841e17b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Ispanak, brokoli, pırasa gibi yeşil yapraklı sebzeler bebeklerin ihtiyacı olan tüm antioksidanları içeriklerinde barındırdıklarından bağırsak sistemlerinin sağlıklı bir biçimde çalışmasına fayda sağlarken aynı zamanda hastalıklara karşı da hücreleri korumaya alarak, DNA onarımını büyük ölçüde etkilemektedir. Bebekler için püre haline getirilerek tüketimi oldukça kolay olup, bebeklerin tuvaletlerini zorlanmadan yumuşak dışkılamalarına da imkân vermektedir.
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4708a20 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="4708a20" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h3 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Kuruyemişler</h3>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-8eb0307 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="8eb0307" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Özellikle fındık, ceviz, badem gibi içerisinde bol miktarda bulunan çinko, omega 3 yağ asidi ve E vitamini bakımından zengin kuruyemişleri tüketmesini sağlamak bebeğiniizn bağışıklık sistemi açısından faydalı olacaktır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-7925104 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7925104" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerde beslenmeye bağlı olarak bağırsak problemleri ile sıklıkla karşılaşılmaktadır. Doğru gıda alımı ile beslenmesi desteklenmeyen bebeklerde kusma, karın şişliği, dışkıda sertlik ve bağırsakta biriken dışkı ve gaz sebebi ile süregelen ağrıya bağlı ağlama nöbetleri görülür.

 </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-4f85b02 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="4f85b02" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bilinçli ebeveynler olarak bu problemler ortaya çıkmadan gerekli önlemleri almak ve onların minik bünyelerini yormayacak ve bağırsak floralarını tehlikeye atmayacak şekilde beslenme alışkanlıkları edinmek gerekir.

 </em>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yenianne.com.tr/beslenme/bebeklerde-bagisiklik-sistemini-destekleyen-yiyecekler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Bağışıklık Sistemi Güçlendirme Yolları.</title>
		<link>https://yenianne.com.tr/beslenme/bebeklerde-bagisiklik-sistemi-guclendirme-yollari/</link>
					<comments>https://yenianne.com.tr/beslenme/bebeklerde-bagisiklik-sistemi-guclendirme-yollari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Jul 2024 20:49:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BESLENME]]></category>
		<category><![CDATA[BEBEK BAKIMI]]></category>
		<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yenianne.com.tr/?p=4017</guid>

					<description><![CDATA[Bağışıklık sistemi vücudu zararlı mikroorganizmalardan koruyan güçlü bir kalkandır. Yetişkinlere nazaran yeni doğan bebeklerde bağışıklık sisteminin tam olarak gelişmemesinden dolayı ebeveynler bebeklerde bağışıklık sistemi güçlendirme yollarını araştırmaktadır. Anne karnındayken tamamen dış dünyanın zararlı etkenlerinden uzak olan bebek dünyaya geldiği andan itibaren dış etkenlere maruz kalmaya başlar. Bebek büyüdükçe bağışıklık sistemi de gelişmeye ve bebeğin vücudu mikroorganizmalarla ve yabancı cisimlerle karşılaştıkça da bağışıklık sistemi güçlenmeye başlar. Bebeklerde bağışıklık sistemi sorunlarının pek çok nedeni vardır. Bunun nedenleri araştırılmalı, bebeğin herhangi bir hastalığının olup olmadığı tespit edilmelidir. Bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiren, bebeğin gelişimini ve büyümesini sağlayan en önemli etken anne sütüdür. Ve anne adaylarının dikkat etmesi gereken bir husustur. Bebeklerin hayata bir sıfır önde adım atması için bebeklik çağlarında anne sütü yanında bebeklerin desteklendiği ek gıdalardan yaşam şartlarına kadar her konuya dikkat edilmelidir. Bebeklerde Anne Sütü ve Bağışıklık Sistemi Bebeklerde bağışıklık sistemini destekleyen en önemli etmen anne sütüdür. Pek çok uzman anne sütünün bebeği hem besleyen hem de bebek için yararlı olan veya bebeği iyileştirici etkiye sahip olan içeriğe sahip olduğunu söylemişlerdir. Bebeğin bağışıklık sistemi adına en iyi antikor yapıcı madde anne sütüdür. Anne sütü içerisinde bulundurduğu pek çok önemli bileşen ile bebeği dış etmenlere karşı korumakta ve hastalık yapıcı maddeleri önlemeye çalışmaktadır.Zamanında doğmuş bebeklere nazaran prematüre olarak doğan bebeklerde bağışıklık sistemi daha zayıftır. Bu sebeple hastalık yapıcı mikroorganizmalarla karşılaşma riski daha yüksektir. Anne sütünün içinde bulunan prebiyotikler bebeğinizin savunma mekanizmasını aktif hale getirecektir. Eğer anne sütü yetersizliği ya da yokluğu söz konusu ise doktorunuza danışarak bebeğinize uygun, zengin prebiyotik içeren anne sütüne en yakın devam sütlerini kullanınız. Bebeklerde Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir? Bebeklerde bağışıklık sistemini güçlendirme yolları çeşitlidir. Bebeğin bakımından yaşam koşullarına kadar her durum bebeğin bağışıklığını düşürücü veya güçlendirici etkiye sahip olabilir. Bunlardan bebeğin bağışıklığını güçlendirecek bazı etmenleri sıralayacak olursak; Anne sütü içmek bebeğin bağışıklığını güçlendirir Genetik faktörler bebeğin bağışıklığında etkilidir. Bebeğin içinde bulunduğu yaşam koşulları, hastalık yapıcı etkenlerden uzak olmalıdır. Annenin beslenme şekli, tükettiği besinler bebeğe anne sütü ile doğrudan geçeceği için anne beslenmesine dikkat etmelidir. Bebek için gerekli aşılar belirli zaman aralıklarında düzenli olarak uygulanmalıdır. Bebeğin ihtiyaç duyabileceği yağ asitleri, vitaminler, probiyotikler vs. bebeğe verilmelidir. Özellikle ilk 6 ay süre içerisinde anne sütü ile beslenen bebeklerin bağışıklık sisteminin daha güçlü olduğu söylenmektedir. Katı gıda ve ek besin alabilen bebeklerde gerekli yiyecekler verilmelidir. Doğal prebiyotik içeren gıdalar olarak muz, sarımsak, enginar, soğan, domates vb. gıdaları alerjisi yoksa ayına göre bebeğinize vermenizde fayda olacaktır. Bebeğin beslenmesine önem verilmeli ve beslenme rutinleri oluşturularak bu rutinleri bozulmamalı. Çünkü beslenme bebeğin gelişimi için temel yapı taşıdır. Ek gıdaya başlayan bebeğiniz için doğal mineral kaynağı olarak çinko içeren besinleri de öğünlerine eklemeniz bağırsaklarında buluna iyi bakterilerin güçlenmesine katkı sağlar. Bu besinler kısaca; kırmızı ette, fındık-badem-ceviz gibi yiyeceklerde bulunmaktadır. Bebeklerde bağışıklık sistemini güçlendirme yolları çeşitlidir. Bebeğin bakımından yaşam koşullarına kadar her durum bebeğin bağışıklığını düşürücü veya güçlendirici etkiye sahip olabilir. Bunlardan bebeğin bağışıklığını güçlendirecek bazı etmenleri sıralayacak olursak; Bebeklik Dönemi Aşıları ve Bağışıklık Sistemi Bebeğe, oluşabilecek ciddi hastalıklara karşı bir önlem yöntemi olarak aşı yaptırılması gerekmektedir. Bebeklik aşıları belli zaman aralıkları ile yapılır ve bebeğe hastalanmadan mikroplara karşı antikor geliştirmesini sağlar. Bebeklerin bu aşıları olması, onları dış etkenlere karşı koruyacak ve vücut dirençlerinin güçlenmesinde yardımcı olacaktır. Bebeklerde D Vitamini Alımı ve Bağışıklığa Etkileri Bebeklerde D vitamini almak da önemlidir. Bebeklerde pek çok mineralin bebeğin vücudunda dengede olmasını sağlaması açısından D vitamini almak önemlidir. Bebeklerin alerjik hastalıklara karşı korunmasını sağlamak, kemik ve diş sağlığını korumak ve geliştirmek ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonlara karşı hastalanmasının önüne geçmek amacıyla D vitamini alımına dikkat edilmelidir. Bebeklerde bağışıklık sisteminin tam olarak oturması adına dikkat edilmelidir. Bebeklerin bağışıklık sisteminin düştüğü anlaşıldığında bir hekime başvurulmalı, gerekli önlemler alınmalıdır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="4017" class="elementor elementor-4017">
				<div class="elementor-element elementor-element-757915c e-flex e-con-boxed wpr-particle-no wpr-jarallax-no wpr-parallax-no wpr-sticky-section-no e-con e-parent" data-id="757915c" data-element_type="container" data-settings="{&quot;background_background&quot;:&quot;classic&quot;}">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-59e719c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="59e719c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em> Bağışıklık sistemi vücudu zararlı mikroorganizmalardan koruyan güçlü bir kalkandır. Yetişkinlere nazaran yeni doğan bebeklerde bağışıklık sisteminin tam olarak gelişmemesinden dolayı ebeveynler bebeklerde bağışıklık sistemi güçlendirme yollarını araştırmaktadır. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-69cac1e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="69cac1e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Anne karnındayken tamamen dış dünyanın zararlı etkenlerinden uzak olan bebek dünyaya geldiği andan itibaren dış etkenlere maruz kalmaya başlar. Bebek büyüdükçe bağışıklık sistemi de gelişmeye ve bebeğin vücudu mikroorganizmalarla ve yabancı cisimlerle karşılaştıkça da bağışıklık sistemi güçlenmeye başlar.  </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-846d5e8 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="846d5e8" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerde bağışıklık sistemi sorunlarının pek çok nedeni vardır. Bunun nedenleri araştırılmalı, bebeğin herhangi bir hastalığının olup olmadığı tespit edilmelidir.
Bebeğin bağışıklık sistemini güçlendiren, bebeğin gelişimini ve büyümesini sağlayan en önemli etken anne sütüdür. Ve anne adaylarının dikkat etmesi gereken bir husustur. Bebeklerin hayata bir sıfır önde adım atması için bebeklik çağlarında anne sütü yanında bebeklerin desteklendiği ek gıdalardan yaşam şartlarına kadar her konuya dikkat edilmelidir. 
 </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-811bc86 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="811bc86" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Anne Sütü ve Bağışıklık Sistemi</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-7ef9c8a elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7ef9c8a" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerde bağışıklık sistemini destekleyen en önemli etmen anne sütüdür. Pek çok uzman anne sütünün bebeği hem besleyen hem de bebek için yararlı olan veya bebeği iyileştirici etkiye sahip olan içeriğe sahip olduğunu söylemişlerdir. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-1f26ba5 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="1f26ba5" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeğin bağışıklık sistemi adına en iyi antikor yapıcı madde anne sütüdür. Anne sütü içerisinde bulundurduğu pek çok önemli bileşen ile bebeği dış etmenlere karşı korumakta ve hastalık yapıcı maddeleri önlemeye çalışmaktadır.</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-c44302e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="c44302e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Zamanında doğmuş bebeklere nazaran prematüre olarak doğan bebeklerde bağışıklık sistemi daha zayıftır. Bu sebeple hastalık yapıcı mikroorganizmalarla karşılaşma riski daha yüksektir. Anne sütünün içinde bulunan prebiyotikler bebeğinizin savunma mekanizmasını aktif hale getirecektir. Eğer anne sütü yetersizliği ya da yokluğu söz konusu ise doktorunuza danışarak bebeğinize uygun, zengin prebiyotik içeren anne sütüne en yakın devam sütlerini kullanınız. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-1ab0893 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="1ab0893" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Bağışıklık Sistemi Nasıl Güçlendirilir?</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-69afef3 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="69afef3" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerde bağışıklık sistemini güçlendirme yolları çeşitlidir. Bebeğin bakımından yaşam koşullarına kadar her durum bebeğin bağışıklığını düşürücü veya güçlendirici etkiye sahip olabilir. Bunlardan bebeğin bağışıklığını güçlendirecek bazı etmenleri sıralayacak olursak;  </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-bf2a3c7 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="bf2a3c7" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul>
 	<li>Anne sütü içmek bebeğin bağışıklığını güçlendirir</li>
 	<li>Genetik faktörler bebeğin bağışıklığında etkilidir.</li>
 	<li>Bebeğin içinde bulunduğu yaşam koşulları, hastalık yapıcı etkenlerden uzak olmalıdır.</li>
 	<li>Annenin beslenme şekli, tükettiği besinler bebeğe anne sütü ile doğrudan geçeceği için anne beslenmesine dikkat etmelidir.</li>
 	<li>Bebek için gerekli aşılar belirli zaman aralıklarında düzenli olarak uygulanmalıdır.</li>
 	<li>Bebeğin ihtiyaç duyabileceği yağ asitleri, vitaminler, probiyotikler vs. bebeğe verilmelidir.</li>
 	<li>Özellikle ilk 6 ay süre içerisinde anne sütü ile beslenen bebeklerin bağışıklık sisteminin daha güçlü olduğu söylenmektedir.</li>
 	<li>Katı gıda ve ek besin alabilen bebeklerde gerekli yiyecekler verilmelidir. Doğal prebiyotik içeren gıdalar olarak muz, sarımsak, enginar, soğan, domates vb. gıdaları alerjisi yoksa ayına göre bebeğinize vermenizde fayda olacaktır.</li>
 	<li>Bebeğin beslenmesine önem verilmeli ve beslenme rutinleri oluşturularak bu rutinleri bozulmamalı. Çünkü beslenme bebeğin gelişimi için temel yapı taşıdır.</li>
 	<li>Ek gıdaya başlayan bebeğiniz için doğal mineral kaynağı olarak çinko içeren besinleri de öğünlerine eklemeniz bağırsaklarında buluna iyi bakterilerin güçlenmesine katkı sağlar. Bu besinler kısaca; kırmızı ette, fındık-badem-ceviz gibi yiyeceklerde bulunmaktadır.</li>
</ul>
								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-47201d6 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="47201d6" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerde bağışıklık sistemini güçlendirme yolları çeşitlidir. Bebeğin bakımından yaşam koşullarına kadar her durum bebeğin bağışıklığını düşürücü veya güçlendirici etkiye sahip olabilir. Bunlardan bebeğin bağışıklığını güçlendirecek bazı etmenleri sıralayacak olursak;  </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9c6684e elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="9c6684e" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklik Dönemi Aşıları ve Bağışıklık Sistemi</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e14b6fb elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e14b6fb" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeğe, oluşabilecek ciddi hastalıklara karşı bir önlem yöntemi olarak aşı yaptırılması gerekmektedir. Bebeklik aşıları belli zaman aralıkları ile yapılır ve bebeğe hastalanmadan mikroplara karşı antikor geliştirmesini sağlar. Bebeklerin bu aşıları olması, onları dış etkenlere karşı koruyacak ve vücut dirençlerinin güçlenmesinde yardımcı olacaktır. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-d4e9e1a elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="d4e9e1a" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde D Vitamini Alımı ve Bağışıklığa Etkileri</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-9a87754 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="9a87754" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bebeklerde D vitamini almak da önemlidir. Bebeklerde pek çok mineralin bebeğin vücudunda dengede olmasını sağlaması açısından D vitamini almak önemlidir. Bebeklerin alerjik hastalıklara karşı korunmasını sağlamak, kemik ve diş sağlığını korumak ve geliştirmek ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirerek enfeksiyonlara karşı hastalanmasının önüne geçmek amacıyla D vitamini alımına dikkat edilmelidir.
Bebeklerde bağışıklık sisteminin tam olarak oturması adına dikkat edilmelidir. Bebeklerin bağışıklık sisteminin düştüğü anlaşıldığında bir hekime başvurulmalı, gerekli önlemler alınmalıdır.
</em>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yenianne.com.tr/beslenme/bebeklerde-bagisiklik-sistemi-guclendirme-yollari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bebeklerde Ateş: Nedenleri Ve Tedavi Yöntemleri</title>
		<link>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-ates-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri/</link>
					<comments>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-ates-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Editör]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jul 2024 18:02:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[BEBEK BAKIMI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://yenianne.com.tr/?p=3980</guid>

					<description><![CDATA[Bebeklerde ateş; anne ve babaların en çok endişe duyduğu konulardan birisidir ve en sık rastlanan sorunlardan birisi olarak ta karşımıza çıkmaktadır. Ateş çıkmasının birçok nedeni olduğu gibi tedavisi de mümkün bir rahatsızlıktır. Ateş, vücudumuzun bir çeşit savunma mekanizmasıdır. Vücudumuza giren virüs ve bakteriler ile savaşarak bedenimizi korur. Bir insanın ortalama vücut ısısı 36,5 derecedir. Vücut ısımız bu ısının üzerine çıkması durumunda bu durumu ateş olarak adlandırırız. Bebeklerde ateşin varlığını tespit etmek için doğru bir ölçüm yapılmalıdır. En doğru yöntem makattan ölçüm olarak bilinmektedir. Fakat bu yol bebeği rahatsız ettiğinden en çok kullanılan yöntem ağız içi ya da koltukaltından yapılan ölçümlerdir. Ölçüm yaparken ortam ısısının fazla yüksek olmamasına ve bebeğin kalın giysiler giyinmemiş olmasına özen gösterilmelidir. Ölçüm için cıvalı termometre ya da dijital termometreler kullanılabilir. Ancak son dönemlerde ölçüm yaparken cıvalı termometrenin kırılması ve cıvanın etrafa yaydığı toksik etkileri nedeniyle cam termometreler tercih edilmektedir. Koltuk altından ölçüm yaparken o bölgenin kuru olmasına özen gösterilmelidir. Nemli bir koltuk altında yapılan ölçüm doğru sonuç vermemektedir. Termometrenin koltuk altın da yeterli sürede yaklaşık olarak 2-3 dakika tutarak ölçülmeli ve çıkan derece baz alınmalıdır. Çıkan sonuç 37,2 ye kadar normal kabul edilmektedir. Ağız içinden ölçüm için bebeğin önceden soğuk ve sıcak bir besin almamasına dikkat edilmelidir. Ağız içi yanak tarafında 2-3 dakika tutarak çıkan derece baz alınmalıdır. 37,5 derece ve üstü için ateşin varlığından söz edilebilir. Kulaktan ölçüm için bebeğin kulağını hafif geriye doğru çekerek gerçekleştirilmelidir. Anne ve babaların en sevdiği ateş ölçüm tipidir. Çünkü 2 saniye gibi kısa sürede ölçümü yapılabilmektedir. Ölçüm sonucu 37,3 dereceye kadar normal kabul edilmektedir. Unutulmaması gereken nokta, ateşten değil ateşin derecesinden korkulması gerektiğidir. Bebeğin genel durumunda herhangi bir rahatsızlık ya da huysuzluk yoksa, geçmişinde havale gibi ciddi bir rahatsızlık geçirmemişse, kronik bir rahatsızlığı yoksa 38 ya da 38,5 dereceye kadar beklenmelidir. Ebeveynlerin ateş durumunda paniklemeden sakin kalarak davranması gerekmektedir. Bebeklerde Ateş Nedenleri Öncelikle ateş bir hastalık olarak görülmemelidir. Ateş, vücudun bir soruna karşı verdiği tepki olarak kaşımıza çıkmaktadır. Vücudun savunma mekanizmasıdır. Ateşin nedenleri şu şekilde olabilir; Bebeklerde ateş nedeni çoğunlukla soğuk algınlığı ya da enfeksiyon Orta kulak enfeksiyonu Zatürre Yapılan aşı uygulamalarından sonra İdrar yolu enfeksiyonları Diş çıkarma dönemi gibi nedenlerden karşımıza çıkar. Bunlar bebeklerde ateşin belli başlı nedenleri olarak gösterilebilir. Ateş belirtisi aynı zaman da bebeğin bağışıklık sisteminin çalışır durumda olduğunun da göstergesidir. Bebeklerde Ateş Tedavisi Yeni doğan bebeklerde ( 3 aydan küçük) ateş tespit edildiğinde doktora başvurulmalıdır. Henüz bağışıklık sistemleri güçlenmediği için dış etkenlere karşı daha hassas ve savunmasız bir halde olurlar. Genel olarak bakacak olursak, ateşlenen bebeğinizi doktora götürmeden önce evde uygulayacağınız çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Bunlar; Bebeğin ateşini tespit ettikten sonra bebeğin üzerinde kalın kıyafet varsa onlar yerine daha ince kıyafetler ya da sadece pamuklu zıbın giydirilmelidir. Bu esnada bebekte sıvı kaybı meydana gelebilir. Bunu önlemek için 6 aydan küçük bebeklere anne sütü ya da devam sütünü, 6 aydan büyükse de sıvı gıdalar vermek uygun olur. Oda sıcaklığı kontrol edilmeli, çok sıcak olmamalıdır. 21-22 derece ortam sıcaklığı ideal olarak görülmektedir. Bebeği ateşliyken fazla bunaltmak bebeği daha kötü yapabilir. Bebeğin rahat ve sakin tutulması gerekmektedir. Bebeğe ılık duş yaptırmak ateşinin düşmesine yardımcı olur. Bebeği zorla duşa sokmak yerine bebeğe daha sakin bir ortam oluşturmak gerekir. Bebek küvetine ılık su doldurup sevdiği oyuncakları da vererek onun eğlenmesini sağlamak onu daha çok rahatlatacaktır ya da annenin bebeğini kucağına alarak ılık duşun altında bebeğini yıkaması da bebeğin kendini güvende ve rahat hissetmesini sağlayacağı için ılık duşunu kolaylıkla yaptırabilirsiniz. Bu tarz tedavi yöntemleri evde kolaylıkla uygulanabilir. Bebeğin ateşini düşürmek için gereksiz ilaç kullanmaktan, antibiyotik kullanmaktan kaçının. Soğuk su ya da buzlu su ile bebeği yıkamayın. Doktor kontrolü altında bebeğe ateş düşürücü ilaçlar vermek tedaviyi daha etkili hale getirir. Fakat ateşin düşmediği ya da ateşin dirençli olduğu durumlarda en yakın hastaneye gidilmesi gerektiği unutulmamalıdır.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="3980" class="elementor elementor-3980">
				<div class="elementor-element elementor-element-a980d68 e-flex e-con-boxed wpr-particle-no wpr-jarallax-no wpr-parallax-no wpr-sticky-section-no e-con e-parent" data-id="a980d68" data-element_type="container" data-settings="{&quot;background_background&quot;:&quot;classic&quot;}">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-629346c elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="629346c" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>
Bebeklerde ateş; anne ve babaların en çok endişe duyduğu konulardan birisidir ve en sık rastlanan sorunlardan birisi olarak ta karşımıza çıkmaktadır. Ateş çıkmasının birçok nedeni olduğu gibi tedavisi de mümkün bir rahatsızlıktır. Ateş, vücudumuzun bir çeşit savunma mekanizmasıdır. Vücudumuza giren virüs ve bakteriler ile savaşarak bedenimizi korur. Bir insanın ortalama vücut ısısı 36,5 derecedir. Vücut ısımız bu ısının üzerine çıkması durumunda bu durumu ateş olarak adlandırırız. 

</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-2f77abe elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2f77abe" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>
Bebeklerde ateşin varlığını tespit etmek için doğru bir ölçüm yapılmalıdır. En doğru yöntem makattan ölçüm olarak bilinmektedir. Fakat bu yol bebeği rahatsız ettiğinden en çok kullanılan yöntem ağız içi ya da koltukaltından yapılan ölçümlerdir. Ölçüm yaparken ortam ısısının fazla yüksek olmamasına ve bebeğin kalın giysiler giyinmemiş olmasına özen gösterilmelidir. </em>
								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-e3d30d2 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="e3d30d2" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>
Ölçüm için cıvalı termometre ya da dijital termometreler kullanılabilir. Ancak son dönemlerde ölçüm yaparken cıvalı termometrenin kırılması ve cıvanın etrafa yaydığı toksik etkileri nedeniyle cam termometreler tercih edilmektedir. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-1072a5f elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="1072a5f" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>
Koltuk altından ölçüm yaparken o bölgenin kuru olmasına özen gösterilmelidir. Nemli bir koltuk altında yapılan ölçüm doğru sonuç vermemektedir. Termometrenin koltuk altın da yeterli sürede yaklaşık olarak 2-3 dakika tutarak ölçülmeli ve çıkan derece baz alınmalıdır. Çıkan sonuç 37,2 ye kadar normal kabul edilmektedir. </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-74758f5 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="74758f5" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>
Ağız içinden ölçüm için bebeğin önceden soğuk ve sıcak bir besin almamasına dikkat edilmelidir. Ağız içi yanak tarafında 2-3 dakika tutarak çıkan derece baz alınmalıdır. 37,5 derece ve üstü için ateşin varlığından söz edilebilir.
Kulaktan ölçüm için bebeğin kulağını hafif geriye doğru çekerek gerçekleştirilmelidir. Anne ve babaların en sevdiği ateş ölçüm tipidir. Çünkü 2 saniye gibi kısa sürede ölçümü yapılabilmektedir. Ölçüm sonucu 37,3 dereceye kadar normal kabul edilmektedir. 
Unutulmaması gereken nokta, ateşten değil ateşin derecesinden korkulması gerektiğidir. Bebeğin genel durumunda herhangi bir rahatsızlık ya da huysuzluk yoksa, geçmişinde havale gibi ciddi bir rahatsızlık geçirmemişse, kronik bir rahatsızlığı yoksa 38 ya da 38,5 dereceye kadar beklenmelidir. Ebeveynlerin ateş durumunda paniklemeden sakin kalarak davranması gerekmektedir.
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-043bc31 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="043bc31" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Ateş Nedenleri</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-fdbe667 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="fdbe667" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>
Öncelikle ateş bir hastalık olarak görülmemelidir. Ateş, vücudun bir soruna karşı verdiği tepki olarak kaşımıza çıkmaktadır. Vücudun savunma mekanizmasıdır. 
Ateşin nedenleri şu şekilde olabilir;
 </em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-01b2de0 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="01b2de0" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul>
 	<li>Bebeklerde ateş nedeni çoğunlukla soğuk algınlığı ya da enfeksiyon</li>
 	<li>Orta kulak enfeksiyonu</li>
 	<li>Zatürre</li>
 	<li>Yapılan aşı uygulamalarından sonra</li>
 	<li>İdrar yolu enfeksiyonları</li>
 	<li>Diş çıkarma dönemi gibi nedenlerden karşımıza çıkar.</li>
</ul>
								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-36710a3 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="36710a3" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bunlar bebeklerde ateşin belli başlı nedenleri olarak gösterilebilir. Ateş belirtisi aynı zaman da bebeğin bağışıklık sisteminin çalışır durumda olduğunun da göstergesidir.
</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-b1a07c4 elementor-widget elementor-widget-heading" data-id="b1a07c4" data-element_type="widget" data-widget_type="heading.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					<h2 class="elementor-heading-title elementor-size-default">Bebeklerde Ateş Tedavisi</h2>				</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-75d3860 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="75d3860" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Yeni doğan bebeklerde ( 3 aydan küçük) ateş tespit edildiğinde doktora başvurulmalıdır. Henüz bağışıklık sistemleri güçlenmediği için dış etkenlere karşı daha hassas ve savunmasız bir halde olurlar.

Genel olarak bakacak olursak, ateşlenen bebeğinizi doktora götürmeden önce evde uygulayacağınız çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Bunlar;</em>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-ab66ad0 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="ab66ad0" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<ul><li>Bebeğin ateşini tespit ettikten sonra bebeğin üzerinde kalın kıyafet varsa onlar yerine daha ince kıyafetler ya da sadece pamuklu zıbın giydirilmelidir.</li><li>Bu esnada bebekte sıvı kaybı meydana gelebilir. Bunu önlemek için 6 aydan küçük bebeklere anne sütü ya da devam sütünü, 6 aydan büyükse de sıvı gıdalar vermek uygun olur.</li><li>Oda sıcaklığı kontrol edilmeli, çok sıcak olmamalıdır. 21-22 derece ortam sıcaklığı ideal olarak görülmektedir.</li><li>Bebeği ateşliyken fazla bunaltmak bebeği daha kötü yapabilir. Bebeğin rahat ve sakin tutulması gerekmektedir.</li><li>Bebeğe ılık duş yaptırmak ateşinin düşmesine yardımcı olur. Bebeği zorla duşa sokmak yerine bebeğe daha sakin bir ortam oluşturmak gerekir. Bebek küvetine ılık su doldurup sevdiği oyuncakları da vererek onun eğlenmesini sağlamak onu daha çok rahatlatacaktır ya da annenin bebeğini kucağına alarak ılık duşun altında bebeğini yıkaması da bebeğin kendini güvende ve rahat hissetmesini sağlayacağı için ılık duşunu kolaylıkla yaptırabilirsiniz.</li></ul>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-5302691 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5302691" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<em>Bu tarz tedavi yöntemleri evde kolaylıkla uygulanabilir. Bebeğin ateşini düşürmek için gereksiz ilaç kullanmaktan, antibiyotik kullanmaktan kaçının. Soğuk su ya da buzlu su ile bebeği yıkamayın.

Doktor kontrolü altında bebeğe ateş düşürücü ilaçlar vermek tedaviyi daha etkili hale getirir. Fakat ateşin düşmediği ya da ateşin dirençli olduğu durumlarda en yakın hastaneye gidilmesi gerektiği unutulmamalıdır.</em>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://yenianne.com.tr/saglik/bebeklerde-ates-nedenleri-ve-tedavi-yontemleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
